İŞTE BULUŞTUĞUMUZ YER – Cevat Çapan

CEVAT ÇAPAN İŞTE BULUŞTUĞUMUZ YER

İşte buluştuğumuz yer
ölülerimizle, eski sevgililerimizle,
yaprakları savrulan çınarın altında.
Şimdi daha solgun
karşı kıyıdaki mor dağlar,
sıvası dökülmüş saat kulesi bile
vazgeçmiş zamanla yarışmaktan.

Oysa biz yeniden anlatmak için
burdayız
ezberimizdeki masalları,
yeniden yeşertmek için yangının yakıp
kararttığı ormanı. Aşırı bir iyimserlikle,
kar, bora, fırtına ve bu kara kış gününde bile,
hatırlamak için o yaz sabahlarımızı
mavisini ipek böceklerinin dokuduğu
ve kuşların, çiçeklerin dilini konuşan.

Bizi şaşırtacak yollara çıkmak için
işte buluştuğumuz yer. Ama sen
yitirmek istemiyorsun yolunu,
eskilerin dediği gibi,
yum gözlerini ve yürü, karanlıkta
yürüyebildiğin kadar.

Cevat Çapan
-ara sıcak-

  © Rich Lasinski

Kalmak İçin Bir Yazı – Turgut Uyar 

TURGUT UYAR KALMAK İÇİN BİR YAZI

epeski bir yorum: atlar ve kediler ve serçeler ve
kuytularda uyuklayan köpekler ve yıllarla
acının ve sevincin üçüz kardeşi olan kendisi her sokakta
bir selâm olarak alınmaktadır
ve deniz diplerinin yeşil basıncıdır ve bazı bulutların
doğudan kuzeye yoğunlaşmasıdır

epeski bir yorum: sıcak bir eylül değişmesidir bir
eşkıya yatağının en uzun günleri
aşkın öbür adı artık kentlerde kaybedilmiş bir savaşın
tarihi olarak anlatılmaktadır
ve eski ceketlerin utancı oymalı askılara parlak tüylü
şapkalarla birlikte asılmayınca

epeski bir yorum: kan, kusar güneşin öfkesini, hatırlar
onu otlarla bakımsız kıyılarla
çünkü şöyle böyle de olsa bir elin ince boyunlu bir
sürahiyi doldurduğu hatırlanmaktadır
ben ne diyorum: çaylar, dereler böyle sakin ve
kararlıyken ovada, koruyorsa yatağı
günün biçtiği kefen uyuyorsa uysal gecenin
kurumuş ve hüzün dolu bedenine
şuramda bir sancı, şuramda, atların kişnemesi gibi asî
gece karanlığında
kalayım kalayım diyorum olmuyor
ben gidiyorum

Turgut Uyar
-Toplandılar-

 Görsel: Igor Zenin

BÜTÜN GÜN – Süreyya Berfe

SÜREYYA BERFE BÜTÜN GÜN

Sabah
işe gidiyorum.

Erkenci işçiler, kuruyan topraklar
çalışmaya zorlanan küskün çocuklar…
Onlarsız düşünemiyorum.

Kara bir gökkuşağı sunan
şehirle uğuldayan sesi…
Görüyorum
loş hanlarda çınlayan
durunca acı su
dinleyince yanan sesi…

Akşam
eve dönüyorum.

Tedirgin patronlar, şaşkın vekilleri.
Odalarda çürüyen, üçüncü hamur memurlar.
Herkese dargın, küçük, işçi kızlar.

Duyuyorum
borçlarımın sıkıntısını dağıtan
ilanlar, telefonlar içinde akan
büyüyen oğlumla yüzüme bakan sesi..

Gün posamı çıkaramamış
saplanıyor gövdeme sesler
sönen ocakların külleri.
Bütün gün yeni bir…

İçtikleri kan kışkırtıyor beni.

Süreyya Berfe
-Savrulan-

© Metin Deniz ..