örtemez gelecek günleri – Kemal Özer

BROKEN CHİNA KEMAL ÖZER ÖRTEMEZ GELECEK GÜNLERİ

Üretmeyenler yaşamı ve rüzgârı göğünden, denizi
balığından esirgeyenler

kökleri toprakta değildir onların. Sudan ve havadan
uzağa sürdükçe bir kâğıt kadar boş ve beyazdırlar.
Ve bir çanak parçası kadar eklenmesi olanaksız
öbür parçalarına. Doğa durur ve ilerlemez çünkü damarlarında.


Nasıl kabuk tutmazsa işleyen yarayı, kilden ve cansız
çakıllardan kentleri nasıl yıkıp geçerse deprem,
pul pul
dökülecektir onlar da, gelecek günlerin üzerinden.

Kemal Özer
-Kavganın Yüreği-

tanıksız bırakılmak – Kemal Özer

KEMAL ÖZER TANIKSIZ BIRAKMAK .by Christian Wig

Hiç aklına gelmemişti — bir taşına takılıp
tökezlediğin bahçeyi, gölgesinden at sırtında geçtiğin
sokağı, alnına kutsal su serptikleri avluyu
kaç kez seyretmiştin fotoğrafların tanıklığında

Hiç aklına gelmemişti — esirgenecekti bir gün,
elinden alınacaktı bütün o görüntüler, tutsak
düşüreceklerdi tanıksızlığa, geri döndürmek için
yeni bir yaşama doğru attığın adımları

Kemal Özer
-Sevdalı Buluşma-

© Christian Wig..

Kemal Özer,( 1935 – 30 Haziran 2009) Anısına saygı ve özlemle…

NESİMİ
NESİMÎ

Yola çıkmak üzereydin Sivas’a doğru
ne söz kaldıysa son görüşmeden
hepsi dostlarının aklında Nesimî

Peki nasıl haberleşiriz demiştin
curayı bıraktıktan sonra elinden

Bir daha aradığımda sizleri
nerede buluşacağız demiştin

Ya bir adres verin ya ben vereyim
belli olmaz bu dünyanın işleri!

Bir daha aradığında Nesimî
nerde nasıl buluşuruz belli değil mi?

Dedin ya can gözüyle bakmış olursa
dedin ya benliğini yıkmış olursa

Öze dönüp uzak kalır yalana
maske takmaz, leke sürmez yaşama

Dedin ya hor görme yola çıkmış insanı
dünyayı onda bul, kendini onda tanı

Söyleyene kastedilse bile söz susmuş olmaz
derisinden ayrı düşer can küsmüş olmaz
yola çıkan yolda kalmaz Nesimî

Kemal Özer
-Temmuz İçin Yaralı Semah /
Altın Portakal Şiir Ödülü, 2008-

Bıcırtı – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ GICIRTI

Geçip giderken.. geçip giderken..

Bahçeye bir renk ektim senin için
dalımdaki bıcırtıya kuşlar edindim
varlığını doğan güne yükledim
gecemi gümüşleyen dolunaya

Geçip giderken.. geçip giderken..

Artık bayram mı olur seyran mı
çümbüşü curcunayı akışına bıraktım
Dur! dedim ömrüme Daha erken!
Elmalar soya soya geldim peşinden

Geçip giderken.. geçip giderken..

Eski bir tanıdık çıktı dünya

Ahmet Günbaş
-Mırıl Mevsim-

Tutku – Veysel Çolak

Remember Purple Naryre Flower Free Desktop Background

Bu dünyaya dudağını öptürme
saatleri kır, bitsin o kurmaca yaşamak
aslolan toprağın dişiliği.

Memelerinde biriktirdiğin sütü
buluştur işte o tuz ile ekmeği.

Yorucu büyük anlam, bu dil sana dar geliyor
yeniden kalbini umuyorsun.

Acıyı uyandır, ya ateşe düşeceksin
ya ateş düşecek sana. Gece doğuyor
artık hiçbir çiçek insana açmaz
karanfil biçiminde bir yalan
binlerce yüz, kocaman, kirli…

Öylesin. Yağmurda saklı, ölesiye karamsar
gırtlağında bunu bilmenin ağırlığı
bir kadın, keskisi aşktan
toplumu yonta yonta kendine kıyı.

Unutamam ki eşsiz alnını
o sürekli düğüm, belleğimdeki yara
kalmadı kandan başka mürekkep
atıldığı ateşi söndüren kitap…

En iyisi kalkıp ona gideyim
bu düş bana dikilen giysi
korkmuyorum
düşürsünler başımı kucağına

Veysel Çolak
2009
-Amacımız Aşk-

© Reginhard Baumgartner ..

Seza Kırgız & Murat Karahan – Getme Kimsesizem

Getme kimsesizem men gal sene gurban
Ömürlük hemdemim ol sene gurban
Menle şirin danış menle şirin gül
Elensin lebinden bal sene gurban

Getme uzaklara gal gal sene gurban
Bu dilsiz ağızsız lal sene gurban
Menle şirin danış menle şirin gül
Elensin lebinden bal sene gurban

Amandır düşmesin galbine ey yar
Yanağında gara hal sene gurban
Eğer yüz çevirip getsen uzağa
Galmaz aşığında hal sene gurban