Yurt – Friedrich Hölderlin

HÖLDERLİN YURT

Şendir dönüşü gemicinin yuvaya sakin akıntının üstünde,
Uzak adalardan, bereketli olmuşsa hasadı;
Öyle dönerdim ben de yurda, toplayabilseydim
İyilikleri acılar kadar.

Siz sevgili kıyılar, beni yetiştiren bir zamanlar,
Dindirir misiniz acılarını sevginin, vaat eder misiniz
Siz gençliğimin ormanları, geldiğimde
Huzuru yeniden bana?

Serin dere kıyısına, dalgaların oyunlarını,
Akıntının yanına, kayan gemileri gördüğüm,
Varırım hemen şimdi ve sararsınız beni,
Ki sarmalanmış gibi sağala yüreğim,

Siz sadıklar! Ama bilirim, bilirim,
Çabuk sağalmaz bu sevgi acım benim,
Söylemez hiçbir umut şarkısı bu, avunan
Ölümlülerin söylediği gibi gönülden bana.

Çünkü onlar, bize göksel ateşi ödünç verenler,
Tanrılar, kutsal toprağı da bağışlar bize.
Kalsın bu öyleyse. Bir oğlu gibiyim ben
Yeryüzünün: Sevmek için yaratılmış, acı çekmek için.

Friedrich Hölderlin
(Almanya, 1770 – 1843)
-Simge Dünya Şiir Antolojisi-

Çeviri: Oruç Aruoba

Elma! – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN ELMA

kırık oyuncaklarıyla uyuyan çocuk
dayar kulağına sessizliğini
elişi sözcüklerden uçurtmalı yalnızlık
kendi ninnisini unutmak için
yok pahasına kaybeder belleğini

çık elma dediğin yerden
kendine yeni giysiler al
anahtarı kimde kaldıysa unut
kimsenin olmasın diye
kendi ellerinle kırdığın yüreğini
çık elma dediğin yerden
bakma toplu çekilmiş hatıra fotoğraflarına
her oyunda ebe olan bir sen değilsin
kimsenin kimsesi yok ki
herkesin elmasında kendi diş izleri…

Murathan Mungan
-Oda, Poster ve Şeylerin Kederi-

Şehitler – Nazım Hikmet

31453885_1872811692728950_624179909136220160_n

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
—mezardan çıkmanın vaktidir!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
—Sakarya’da, İnönü’nde, Afyon’dakiler
—Dumlupınar’dakiler de elbet
—ve de Aydın’da, Antep’te vurulup düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
—yatarsınız al kanlar içinde.
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
—siz toprak altında derin uykudayken
—düşmanı çağırdılar,
—satıldık, uyanın!
Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
—kalkıp uyandırın bizi!
—uyandırın bizi!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
—mezardan çıkmanın vaktidir!

Nazım Hikmet
1959
-Son Şiirleri-

BİR KURTULUŞ SAVAŞI İÇİN AÇIKLAMALAR – Kemal Özer

28234892_1550264175042013_7484148736293675806_o

“şehitler, kuvayı milliye şehitleri,
toprak altında derin uykudayken
düşmanı çağırtılar,
satıldık, uyanın!”
Nazım Hikmet

***
sözcükler, tanıklığın
yenilmez savaşçıları – Kemal Özer

Önce sözcükleri övelim,
konuşurken kullandığımız sözcükleri –
olur olmaz bir yerde, ayaküstü,
biri çıkınca karşımıza kullanırız ya,
önemini aklımıza getirmeden.

Önce sözcükleri övelim,
heyecanla seçtiğimiz sözcükleri,
bir olayı anlatırken bir topluluğa –
dururuz ya, daha uygunu var mı diye,
tam ucuna geldiği anda dilimizin.

Önce sözcükleri övelim,
okurken takıldığımız sözcükleri
olmadık bir yerinde bir kitabın –
bir kalem alırız ya elimize
altlarını çizmek için, takıldıkça.

Yan yana geldiler bu şiirlerde
acıyla ve özlemle yazılan –
yerde bırakmamak için dökülen kanı
ve yıkamak için bilinci durmadan
adaklarıyla yeni savaşçıların.

Kemal Özer
-Sen De Katılmalısın Yaşamı Savunmaya-

AKLIN ERDİĞİ – Fazıl Hüsnü Dağlarca

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA AKLIN ERDİĞİ

Kuş elbet konacaktır, gökte durulmaz,
Kanadı al olsun, sarı olsun.
Yerin rahatı daha başka,
Yeşili daha uzun.

Taşlar elbet resimlenecek, mademki düz,
Mademki çizilebilir.
Nasıl çiçeklediyse rüzgârlar,
Oyduysa nehir.

Ağaç elbet yanacaktır sürtmekten,
Sudan ve meyvadan sonra.
Soğuklar ve karanlık için,
İnsanlara.

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

GECE YARISI – Fethi Giray

FETHİ GİRAY GECE YARISI

Gel sen beni affet!
Anam, kardeşim, karım.
Şimdi gece yarısı,
Bu saatte ben kaldırımlarda olmalıyım.

Bu saatte,
Alnından öpmeliyim:
Evine ekmek parası götüren yetim çocuğu;
O ufacık, o çıplak ayakların sesinde,
Utanarak
Duymalıyım yokluğu.

Bu saatte,
Derdini bilmeliyim,
Şu köşe başında sızmış olan adamın,
Bu saatte ben,
Gözlerinde yaş olmalıyım,
Her ağlayanın.

Fethi Giray
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

HAREKET – Cahit Sıtkı Tarancı

CAHİT SITKI TARANCI HAREKET

Müzeden hoşlanmam,
Mezarlıkta işim olmaz,
Çarşı pazar dururken,
Nerde hareket ben orda.

Yolda olmalıyım yolda!
Yeni bir zafer attığım her adım.
Vapur mu tren mi kalkmalı
Ben biner binmez.

Es rüzgâr es!
Dönsün yeldeğirmeni!
Yelken rüzgârda yelken olur;
Bahar gelse gelse rüzgârla gelir.

Kadın raksederken güzeldir,
Bayrak dalgalandıkça,
Deniz köpürdüğü zaman,
İnsan ihtirasla yaşarken.

Cahit Sıtkı Tarancı
-20.Yüzyıl Türk Şiiri
Antolojisi-

© Emine Tokmakkaya ..