İSTANBUL – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU İSTANBUL

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde 
Yüzümü saçlarımı okşuyorum

Kadıköyden herhangi bir deniz
Tenha bir tramvay Şişliden
Samatyadan belki Sultanahmetten
İncir ağaçları anımsıyorum

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum

Ataol Behramoğlu
-Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar-

 ©Savaş Simitli..

İNANMAK – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN İNANMAK

beni körkütük inanışlarım kahretti
gözü kapalı teslim oluşlarım aşka
bu yüzden içimde oyunlar bitti
ben böyle olacak adam değilim yoksa

inanmak gerekli yaşamak için oysa
inanmak… sırılsıklam, alabildiğine
bizi hayata bağlayan tek ümit buysa
yine yıkılmak, aldanmak, kahrolmak yine..

ve sefil bir sona yaklaşmak günden güne
daha ezilmiş ve parçalanmış olarak
inançsız bir yaşamanın varmak üstüne

bir kuyuya bakar gibi eğil de bir bak
içimde bütün besteler, şiirler bitti
sana körkütük inanmak beni kahretti…

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Şiir Denizi 2-

kesik kesik – Kemal Özer

KEMAL ÖZER KESİK KESİK Thomas Hufer

19 Ağustos 1973

Sık sık kesiliyorsa başlattığımız konuşma, 
susuveriyorsak birden
bir sözcüğün yarısında,
tükendiği için değil
konuşacağımız şeyler.
Araya giren bu sessizlik,
söylememek için hiçbir şeyi
nereye varacağını bilmeden.
Çünkü bir tek sözcüğün değeri
satmaya da yetiyor bir insanı, kurtarmaya da;
öyle uzun ve karanlık bir sorgudayız ki
atmışlar yaşamın bütün köprülerini
girmişler dünya ile aramıza,
ve günışığı görmemiz yeniden
ya direnirsek mümkün, ya konuşursak!

Kemal Özer
-Yaşadığımız Günlerin Şiiri-

 ©Thomas Hufer .

memleket havası – Attila İlhan

ATTİLA İLHAN MEMLEKET HAVALARI 4

—4 heyet-i temsiliye namına

biz buralı türk düşük bıyıklı
yedi toprağa düşük allah diyen
barut yalamışlı tekbir soluklu
üç hilâl dökülür ellerinden
uf içi kalabalık büyük allah

biz buralı türk eski türk
düşük bıyıklı
ölmek bilir
tozlu atları kara köpük
kâfir üstüne vardık ne allah
bir sabah ezanı
tabur tabur
kösük
eskişehir üzerinden
uf içi kalabalık ölmemek bilir
kemal paşa’nın atlıları

afyon
gizli gizli yağmur dokur
bir süvari ıslanır
karanlıkta
ıslıklar sıyrılır izmir’den
kuvayı milliye tutmuş kapıları
geceyarıları
üç telgraf gelir
redd-i ilhak uyanır
maşatlık’ta
uf içi kalabalık büyük allah

bir telgraf gelir
sıvas uzaklarından
bir çift mavi kan damlamış
imzasına
belki mustafa kemal
heyet-i temsiliye namına

saklı mavzerleriyle büsbütün başka türkler
dökülüp tek tek keçi yollarından
silâh çatmış salihli ovasına
kurulu yumrukları
patladı patlayacak
uf içi kalabalık ölmemek bilir
gözlerinin akına kan işlemiş
solukları hızlı avuçları sıcak
kemal paşa’nın atlıları

Attila İlhan
-ben sana mecburum