BİZ (ZATEN) – Oruç Aruba

ORUÇ ARUOBA BİZ ZATEN 3 KISIM

önce

Çeşitli, birçok kaynaktan akıp biriken öfkemiz,
öyle olur ki, (belki) zavallılığı içinde
pek de haketmediği —belki, layık bile olmadığı—
bir biçimde, boktan birinin kafasında patlar:
Aslında, o çok daha beterini haketmiştir; ama,
işte layık değildir buna aslında.

Öfkemiz kördür
— en çok da ayna karşısında…

Öyle olur ki, bir sürü yönden üzerimize çullanan
çeşit çeşit baskılar, bir basınç kaçağında
biraraya gelip, suratımızın önünde patlayıverir…

Oysa (belki) —herhalde, önceden onları biraraya
getiren, birleştiren, yoğunlaştıran da—, kapağı açarak patlamalarını sağlayan da, kendimizizdir.

Herşeyi birbirine karıştırmışızdır ya —asıl
yaşamsal olarak, kendimize katmak isteyebileceğimiz
etkiler ile, geçirmemiz (ve aşmamız —’kazanmamız’)
gereken gündelik yaşamda, pek önem vermeden —
nazikçe, ya da aldırmazca, belki ezerek — gelmesine,
ama geçip de gitmesine izin vermemiz gereken
ötekilerden gelen etkileri, hep, biribirine
karıştırmışızdır ya: İşte bunun da acısını,
bunun da sorumluluğunu, kendi yaşamımıza katarız —
katmak zorunda kalırız…

Hep tazelemek isteriz ilişkilerimizi
— ama, hiç düşünmeyiz kendimizin
ne denli bayatlamış olduğunu —

Biz kocayıp giderken, geriden gelen genç kuşaklar,
ağzımızı sulandırır — ama işte biz,
eskimişizdir,
artık…

Oruç Aruoba
-yürüme-

Çocukluğum – Fazıl Hüsnü Dağlarca

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ÇOCUKLUĞUM

Bazen gözlerimi yumarım akşamüstleri,
Kendimi, gözlerimdeki karanlıklara bırakırım bir an.
Ruhum, bir yelken gibi akar, hatıralardan
Ruhum arar o yeri, o, dünyada olmayan yeri.

Yaşatır bir mantar tabancası fatihlerin gururunu,
Bütün bir mimarîdir kumların üstündeki yığınlar.
Bir değnekten atta çılgın koşuların sürati var;
O yer, ah o yer ki bir sükûn, çiçeklerin sükûnu.

Küçük bir şişe için günlerce ağlamak.
Düşünmek, bu neci diye, akşamın karşısında.
O yer, ah o yer ki hayattan ayrı bir ada;
Ki onu nurdan dalgalarıyla yaşatır, ayrı bir şafak.

Bir rüya kadar hafiftir ablamın bebeğindeki düğünlerim,
Ve bindiğim bir araba bir saltanat gibidir

…..

Çocukluğum, yalnız hislerden yapılmış bir şehir
Çocukluğum, Allah’a en yakın olan günlerim.

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-Havaya Çizilen Dünya/
Dört Kanatlı Kuş-

zulüm – Arzu Demir

ARZU ALIR ZULÜM

bu kubbe neyin üstüne devrilir
seyrederken zulmü

vaktinden önce büyümüş ellerine
ve ayaklarına
yükledik yoksulluğu
gülüşünü çaldığımız çocuğun

aracısız bir dile özlemdi
bebekliğimiz
büyüdük
dikenli tellerle çevirirken aklımızı

dilimiz uzadı sustukça
gizlerken çiziklerini yüreğimizin

kulaklarıma dökülen adsız çağrılar
tüterken
sıcak bir çaya saklarım soğuk akşamı

eteğimde bir taş birikmiş
bir taş
bir acı yerleşmiş göğsüme
diyorum ki
kırıp
bunca sırtlanın aklımıza kurduğu düzeni
salayım kabaran öfkemi insanlığın üstüne.

Arzu Demir
-Şeytan Gül Dalına Dönerse-

İÇ DÖKÜNTÜSÜ – 6 -Ali Lidar

ALİ LİDAR İÇ DÖKÜNTÜSÜ 6

Uyuduğumda uyanacağım gün, dünün aynısı olacak. Bugün de bir önceki günün aynısıydı çünkü. Kendimi herkes tarafından aldatılmış salağın teki gibi hissediyorum. Sanki herkes gizli gizli beni izleyip hayvanlar gibi eğleniyor…

Truman Show diye bir film vardı. Jim Carrey’nin. Şimdi uzun uzun filmi anlatamayacağım ama orada bir sahne var. Herkes tarafından kandırıldığını geç de olsa fark eden Truman’ın kafasını yukarı kaldırıp birkaç saniye bakakaldığı bir sahne. İşte o bakışla bakıyorum günlerdir etrafa…

Bir arkadaşımla konuşuyordum. Nasıl olduğumu sordu. “Bilmem,” dedim “mal gibi oldum iyice ya bildiğin gibi değil. Marul gibi bir şey oldum. Marul yani. Sebze işte olsa da olur olmasa da. Mesela bir salata düşün içinde marul varsa yersin ama yoksa fark etmezsin olmadığını. Tadını bile aklına getiremezsin bak düşün bi. Varlığıyla yokluğu fark etmeyen, olsa da olur olmasa da salak bir sebze işte…”

Ait olduğun yeri biliyorsun ama görünmez zincirlerle olduğun yere zincirlenip bırakılmışsın. Kafanın içinde dünya turu yapıyorsun ama tuvaletini yapmak için odadan çıkmaya da üşeniyorsun… Televizyon kumandasına taktığım Duracell pil iki haftada bitti. Ne anlatayım lan ben daha…

Ali Lidar
-z raporu-