adagio – A.Hicri İzgören

 

Düş ya da söylence
Gözlerinin hışmında
Akordsuz gecelere yenildim durdum
Çok üşüdüm doksansekiz kışında

Bütün sorular sıfırın altında soruldu
Akrepsiz yelkovan kaldım
Gölgem bıraktı beni
Sıfırın altında dolaştı kan

Yanıt (a) şıkıydı hep
Gecenin kana karıştığı an
Yorulurdu bütün renkler
Düşerdi bir bir kaleler
Alırdı bir keman

Düş ya da söylence
Vardır elbet bir meali
Uzun cümleleri sen onarırsın belki
Anıları yıkayan bir yağmur gibi

Yeniden kanatır kendini eski bir yara
Tüm zamanları toplar
Bir anının nabzında
Unutlulmuş adreslere selamlar gelir
Paganini hıçkırmaya başlar birazdan
Ben yine yenilmeye geliyorum
Gözlerinin kışında

A.Hicri İzgören
-Düş Yorgunu-

YILDIZ – Sohrab Sepehri

SOHPRAB SEPEHRİ YILDIZ

İndim gökyüzünden vardım su kenarına.
Bir yıldız düştü balıkların altın düşüne.
Bir ıtır zinciri koptu.

Su doldu hüzün gölgesiyle.
Bir dalga bıraktı gamı sazların titreyişine.
Sazların titreyişinden devşirdim gamı, çıktım
gökyüzüne, erdim aynaya.
Aynada elimden kurtuldu gam: Aynanın düşü kırıldı.
İndim gökyüzünden; ağladım konuşarak su ile ayna arasında.

Sohrab Sepehri
-Sekiz Kitap-
Çeviri: Mehmet Kanar

Uzakların Özlemi – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN UZAKLARIN ÖZLEMİ

Bulutlarla süzül denizlerde yıkan
Kopar ufuklarda yağmurlardan sonra açan
O görülmemiş çiçeği ellerinle
Rüzgâr ol dağlara doğru yaslan

Özlemin seni yanıltmayacak
Sen uzak sevdaların yolcususun
Bırak boşluklara yavaşça kendini
Ne aynalara sığın ne kapı arkalarına

Gez dolaş uzayları
Işıklarla kamaşsın gözlerin
Bulutlar sıcak sıcak sarsın seni
Su kuşlarının uçtuğu yerden bak kocaman dünyaya

Onlar ki delisidir maviliğin
Her sezgilerinde ölümsüzlük vardır
Seni çılgına çevirir
O acayip kuşların güzelliği

Afşar Timuçin
-Bulutlar Deniz Kokar-

ANLAM – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU ANLAM-rebecca-vincent

Toprağı kazıyorum.
Avucumda milyonlarca yaşam. Başlıyor, sürüyor, bitiyor…
Zaman, her yaşamın kendi sınırlarında doğan ve ölen bir şey.
Sadece o varlığa özgü ve onunla sınırlı.
Kafamızı karıştıran belki de, evrenin yaşam süresi yanında
böylesine kısa olan ömrümüz.
Oysa zamanı ve sonsuzluğu biz yaratmadık mı
insan zihni değil mi bunca masum ve suçlu olan.

İşte avucumda, göremediğim, bilemediğim ama hissettiğim kıvıltı.
Kendi düzeninde akan devinim.
Canlı cansız her şey; şaşılası uyumlu,
şaşmaz bir saatin kadranında izlerini sürüyor genlerinde çizili
patikaların…

— Toprakta -benim algımın ölçüleriyle- saniyenin
milyonda biri kadar sürede, devrini tamamlayan
bir ömürlük zamanı, bir minicik canlının…
ona göre benim varlık sürem sonsuz değil mi?
Öyleyse benim ruhum neden bunca doyumsuz?
Sonsuzluk benim olsa, başka bir sonsuzluğun daha ardına
düşmeyecek mi hırsım?

ANLAM burada mı yoksa,
insan ruhunun mirası olan
HIRS’ın çelik kanatlarıyla uçan
varoluşun bir avuç toprağında mı?

Ayten Mutlu
-Yitik Anlam Peşinde-

Görsel : Rebecca Vincent..