Yalnızlık Heceleri – Şükrü Erbaş

Yvonne Butler..
35.

Bütün ayrılıklarımı alır gelirim. Ev bir tenha söz. Eşyalar ıslık çalar. Bir genişlik umarım. Hayalsiz olmuyor. Zaman büyük simyacı. Hatıralar bile hayal. Ağaçların ışıklarını toplayıp çekilir güneş. Ölüm değil müşkül, zaman acısı. Yaşamasam nereden bilecektim. İnsanlardan üzgün düşmenin uzağıyla bakarım. Henüz mağrurdur yalnızlık. Yüksek seslidir. Kalabalığa inanır. Gölgelerini okurum. Herkes aynasını ters yüz edip çıkmıştır. Oysa orada birikecektir yaşama tutkusu. Öğrenmek çoğa varır. Bir gamze göllenir, göllenir. İçinde topuklar döner, saçlar titrer, sesler köpürür. Ayaklanmış kuyudur ağızlar. Gövde, dünya kesilmiştir. Kimseler görmeden toplarım cesedimi. Bir merhamet duygusuyla iner akşam. Bütün incittiklerim kalbimdedir. Uzak yoktur. Ölüm de bir zamandır. Dönerim..

Şükrü Erbaş
-Yalnızlık Heceleri-

 Görsel : Yvonne Butler..

MAVİ KUŞ – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN MAVİ KUŞ 2

2

Dünyayı tanıdı, meğer yolun üstündeymiş
yılanı köpeği kuzuları gördü
yılan derisinden çıkıyordu
(gömleği eğnine dardı, neden çıkarmadı)
çok geç.
köpek yarasını kendi sağaltıyordu
kendi kendisini ödeyenler vardı
(öder başkaları kimilerini)

kuzu muydu? sıcak eller okşayarak susturuyor
korku bırakmıyor yalnız yürüsün
onunlaydı, herkes korkusunu besliyordu
sonra kokulardı, her şeyin her yerin
onda kalıyordu
çocukluğun, güz penceresinden çamların kokusu
kış odalarının kekre, yaz evlerinin turuncu kokusu
temizlik tozları faturalar yemek tarifleri
tanrım tanrım tanrım tanrım
nelerle kaplandı
saatçı değilken bunca hurda saat
nasıl birikmişti

sevsem, birileri beni sevse dediğinde
kimse kimseyi sevmiyordu
yetim bırakılmış tetikçileri
işverenden yakınırken izliyordu
ekran bankalarla, alışıldık paralarla
saldırıyor saldırıyor
tam o an üst üste çekilmiş resimlerden
bir kol değiyordu omuzlarına
işte sildi

her şeyi okudu öyle sanıyordu
oysa daha vardı
neydi bilinmez ki
yanlış kapıdan girdiğinde
dönme düşlerinden başka
ne kalır geriye

Gülten Akın
-Uzak Bir Kıyıda-

Düş Kaçıran – Buket Düzgen

BUKET DÜZGEN DÜŞ KAÇIRAN

Düşlerine basıyorsun çocuğun, kocaman ayaklarınla
Baksana, kanıyor atlıkarınca
Kirpikleri yere düşmüş bebeğin.

Kuşlarını kaçırıyorsun göğün, kocaman ellerinle
Baksana, susmuş cıvıltısı
Kanatları kırgın serçenin.

Çocuk çabucak büyür diyorsun,
Göz açıp kapayıncaya
Kocaman oldun diye
Büyümek sancısız mı sanıyorsun.

Buket Düzgen
-Hüznüm Çok Çalışkandı-

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YİRMİ AŞK ŞİİRİ 6
6
Geçen güzkü halinle anımsıyorum seni.
Gri beren başında ve için öyle rahat.
Gözlerinde çırpınır akşamın alevleri
ve yapraklar düşerdi gönlündeki sulara.

Devşirirdi yapraklar o çançiçeği gibi
kollarıma dolanan ağır, dingin sesini.
Susuzluğumu yakan baş döndürücü ocak.
İçerimde kıvranan güzelim sümbül, mavi.

Duyuyorum, gider ya gözlerin, uzaktır güz:
gri bere, kuş sesi, evcimen yürek sonra
ki derin özlemlerim onlara doğru göçüp
öpüşlerim düşerdi mutlu, o kızıl korlar.

Bir gemiden gökyüzü. Tarlalar tepelerden.
Anıların ışıktır, dumandır, durgun sudur!
Alacakaranlıklar yanardı gözlerinde.
Dolanırdı içinde güz yaprakları, kuru.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri-

Çeviri: Sait Maden