Küçük Kızın Türküsü – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN küçük kızın TÜRKÜSÜ

Küçük, küçücük bir kızken
Unutacak mısın yüreğim
Bir kurdele bir pabuç yüzünden
Unutacak mısın yüreğim

Şimdi de onulmaz korkundur
Evde ekmeğin tükenmesi
Un biter, ekmek biter, gelsin ödünçler
Unutacak mısın yüreğim

Başın dönerdi sabahları
Her atılan bomba bir parça
Yiyecek alır giderdi
İkinci Dünya Savaşı sırtından geçti
Unutacak mısın yüreğim

Birçokları kahraman oldular
Büyük oldu adları
Kara binitleri sırtından geçti
Unutacak mısın yüreğim

Birçokları kahraman oldular
Büyük oldu adları
Kara binitleri sırtından geçti
Unutacak mısın yüreğim

Şimdi çocukları doyurup giydirdikçe
Parklara, çarşılara götürdüğünde
Kendini, kendi çocukluğunu
Unutacak mısın yüreğim

Dünya uçurtmayla balonken
Kırmızı ve mavi tayfın bütün renkleri
Sana zehir zindan edenleri
Bağışlayacak mısın

Sen, senin adına bağışlayabilirsin
O zaman
Ottan ve açlıktan ve bilcümle haşereden
Cümle dertten hastalıktan
Ölenler ve kalanlar seni bağışlamayacaklar
Duyuyor musun yüreğim

Unutma sakın unutma
Bağışlama sakın
Sakın düşmanını sevme, sakın susma
Bekle büyük kavgayı bekle
Anlıyor musun yüreğim.

Gülten Akın
-Kırmızı Karanfil-

HAZİRAN ÇOCUKLARI – Arife Kalender

ARİFE KALENDER HAZİRAN ÇOCUKLARI

Uzun bir hazirandı
erikleri yolarak kaçtı çocuklar
eski yazlar yolcusuydum
ablam yanımdaydı
mavi gözleri yanındaydı ablamın
kayısılar sulanmış, dutlar olgun
yaşamak içimize sığmazdı

uzun bir hazirandı
birileri ilahları satıyordu haberlerde
birileri hep şehit, hep kahraman
öte yandan ayyyy
denize bakarak yaz gecesinde
sarı bir ıslık çalıyordu

içinde sen olan yılları düşündüm
yüreğimde gezdirdim, yüzün yüzüme değdi
zamanın dışındaydın, yersizdin şimdi
belki artık sen bile değildin
kış geçer, bahar başlar
aşk yalanı yıkar, tertemiz yapardı

uzun bir hazirandı
ummadığımız anda ölüm gelirdi
ablamın mavi gözlerini, sesini alıp giderdi
yiterdi erik çalan çocuklar
filizkıran fırtınası başlardı ağaçlarda
denize gece düşerdi

uzun bir haziran sabahında yeniden
ölüler gider, diriler gelirdi

Arife Kalender
-Akatalpa, Kasım 2016-

BAHAR ÇARPMASI – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ BAHAR ÇARPMASI

Neyine güveniyor bu kış artığı serçeler
Üç beş çırpı bacak sabahın essalatında
Arsız gagalarıyla camkafesimi tıklayarak 
Zıplayıp tozutuyor miskinliğimin üst katında

Bir dışarı çıkmayagör bayram yeri bahçeler
Asmalar suyundan veriyor balkon demirlerine
Fesleğen göz kırpıyor çapkınca nazlanarak
Sarmaşıklar konuk gitmiş hanımellerine
Karanfil sevdasından bir kemik bir deri
Şebboylarda yazdan kalma gizli bir fîrak
Yine de kırık kovalıyor gözlerinin feri
Güller dikenini batırıyor sitemlerine
Sardunyalarda bir merak fettan bir çene
Selamlar sarkıtıyor ıhlamurlu sokak

Her şey bu serçelerin haltı / Bu hinoğluhinler
Onlar çözmüş olmalı düşbağını sevincin
İşin yoksa aşık ol giderayak kim dinler

Bahar çarpmış sanmaz mı seni böyle görenler
Göğsüne bastırdığın rüzgâra aldanarak

Biraz dikkat n’olur incinmesin şiirler

Ahmet Günbaş
Dize Dergisi; Haziran 2001..