MUTLULUK TÜRKÜSÜ – A.Kadir

A KADİR MULULUK TÜRKÜSÜ by J Coates

Seninle koyulmak yola,
çığırıp en güzel türküleri seninle,
seninle koklamak denizi, vurmak kapıları seninle,
seninle karanlıklarda buluşmak,
kenetlenmek seninle acılarda,
bölüşmek seninle hıncımızı ellerinde gecelerin,
aramak birbirimizi ışıkta,
hapiste yatanla yatmak hapiste seninle,
kurşuna dizilenle dizilmek kurşuna seninle,
bulmak çiçeklerde birbirimizi,
düşünmek seninle, inanmak seninle,
bakmak seninle resimlerine çileli analarımızın,
seninle çiğnemek karanlıkları, seninle seslenmek aydınlıklara,

seninle açmak çocuklara bahçeleri,
ısınmak seninle sıcağında bilincin,
girmek güneş gibi içeri, çıkmak kavga gibi dışarı,
çıkarmak ekmeğimizi taştan seninle,
bütünlemek seninle gözümüzün nurunu, bileğimizin
gücünü, alnımızın terini,
bir lokma koparmadan başkalarının sırtından,
düşünmek seninle Nazım’ı
bakar gibi geceleyin bir uzak yıldıza,
göğüslemek zoru seninle
evimiz basılınca gece yarısı
uykudayken çocuklarımız,

çekmek seninle gelecek günleri karanlık, derin kuyulardan,

seninle ihtiyarlamak.

A.Kadir
-1971’den sonraki şiirler-    © J Coates

 

TANRIM, NASIL – Şükrü Erbaş

ŞÜKRÜ ERBAŞ TANRIM NASIL

Caddeler bu yükü nasıl kaldırır tanrım
Bu kalabalık fazla
Bu akşam fazla
Bu yağmur fazla

Odalar Tanrım nasıl dayanır bu boşluğa
Akşamlara kadar
Sabahlara kadar
Uzaklara kadar

İnsan sevgisiz tanrım nasıl yaşar
Bunca arzudan sonra
Bunca büyüden sonra
Bunca gözyaşından sonra

Zaman tanrım nasıl büyütür bizi
Güzellik olmasa
Yalnızlık olmasa
Unutmak olmasa

Ölümü insan nasıl kabul eder tanrım
Ağaçlar yaşarken
Bulutlar yaşarken
Çocuklar yaşarken

Şükrü Erbaş
2017
-kuş uçar kanat ağlar-

Görsel: Josh Adamski..

mâhur sevişmek – Attila İlhan

ATTİLA İLHAN MAHUR SEVİŞMEK Yazmalı Profil Kadın

bunca ağır mehtâba tahammül mü kalır
biraz su lûtfeyleseniz sultânım
âsûde yaz akşamında çamlıca’nın
derûnumdaki hâlâ o mâhur şarkıdır
cepheden döndüğüm günlerdi sanırım
ne kadar meyyustum farkına varmışsınızdır
bulunmaz güzelliğiniz bugün bile aklımdadır
bir hilâl zerafetiyle mahçup ve yarım
derûnumdaki hâlâ o mâhur şarkıdır
hem çalıp hem söylemiştiniz hatırladığım
müvesvis aydınlığında titrek şamdanların
istanbul sanki bu şarkınızda saklıdır

o hangi bahçeydi ki bir kânun yankılanırdı
yıldızlara uzanmış ıhlamur dallarından
beyhûde istanbul’un yıkılmış saltanatından
semâda gizli gizli bir yangın hazırlanırdı
yabancı bir yalnızlık herhalde galiçya’dan
içinde ölülerin usulca yaşadığı
büyük rüyalar gibi bileklerime bağlı
ney fısıltılarıyla o mâhur şarkıdan
işgâl zabıtasının günlerdir aradığı
yüzbaşı ferid bendeniz mülgâ beşinci fırka’dan.
dalgın bir silah gibi boşlukta her zaman
kaygılardan sıyırıp şarkınızın kurtardığı

mazûrum sultânım aşkımız yoksunlar aşkıdır
belki mahûr sevişmek böyle uzaktan uzağa
siz bir fecir hazırlığı müthiş gecemde adetâ
fikrimde her hâliniz yer etmiştir bambaşkadır
bir kılıç tadı yok mu karanlığın tadında
yıldızların aktığı süvari mızraklarıdır
vahşi vahşi parıldayan ayrılık saatıdır
ellerinizle büyümüş efsanevî kanûn’da
zannım bu ki bu mehtâb sonunda mehtâbımdır
sonuncu sevişmemiz âsûde çamlıca’da
bir mermi çizgisiyle her şey yıkılsa da
derûnumdaki hâlâ o mâhur şarkıdır

Attila İlhan
-belâ çiçeği-

Görsel: Osman Hamdi Bey

SONATİNA – Tuğrul Tanyol

TUĞRUL TANYOL SONATİNA

bir gitar sesiyle güldün bana
güllerin arasındaki mavi yonca
bir keman sesi eşlik etti ona
sen ilk kez bana bakınca

gökyüzündeki kırlara uzandık
bir flüt üflemesiyle ürperdi sarmaşık
güllerin arasındaki mavi yonca
saçları gün ışığıyla yıkanınca

gerilerde, çok uzak bir yerde
boşluğa düşen bir düşünce gibi
klavsenin sesi uzadı gitti
seni tam öpecektim ki

ansızın yaz bitti

Tuğrul Tanyol
– ansızın yaz-

DÖN GERİ BAK – A.Kadir

A KADİR DÖN GER BAK

Kaç bu korkudan, kaç bu pislikten, bu sürüden kaç,
insan mısın, bu pazarda mısın, iki pula mısın,
kaç bu kokudan, kaç bu pislikten, bu sürüden kaç.
At denize kendini, git boğul.
Düş bir kör kuyuya, ordan çıkma.

Bir kere dön ama, bir geri bak,
şu kolu gör bir kere, şu kolu,
pisliğin, sürünün içinden uzanan şu kolu,
durur dimdik, bembeyaz havada,
budaklı bir ağaç gibi güzel.

A.Kadir
1960
-Kurtlara Karşı-

 

Cibali – A. Kadir

A KADİR CİBALİ TÜTÜN FABRİKASI

Cibali dendi mi
aklıma siz gelirsiniz, kadınlar,
kiminizin beş çocuğu,
kiminizin nar gibi yanakları var,
kiminiz kocasız kalmış,
kiminiz ihtiyar,
kiminiz daha körpe henüz.
Bana umulmadık,
eskimiş türküler düşündürür
siyah başörtüsü altında yüzünüz.

Parmaklarda tütün kokusu.
Tütün kokusu pazen entarilerde.
Biriniz ekmek alır fırından,
biriniz durmuş öksürüyor ilerde,
geçiyor bizim mahalleden biriniz.

Cibali dendi mi
aklıma siz gelirsiniz, kadınlar.
Çarpık ayakkaplarınız gelir
ve kahraman elleriniz.

A.Kadir
1943
-Sürgünde-
Görsel: Cibali Tütün Fabrikası