GÜNLERLE GİDEN – Oruç Aruoba

ORUÇ AROBA GÜNLERLE GİDEN

Yok artık bulabileceğin sessizlik
Derinliklerinden çıkan kırık ay
Kuruyan çiçeklerindeki eziklik
Hep yitik zamanlardan yankılar.

O yalnız çamın çevresi kuşatıldı
Yanında toprak yığını, önü duvar
Beyaz kelebeklere yazılar yazıldı
Artık ne kar, ne ateşböcekleri var.

Şimdi dışarı çıksam, yeniden işitebilir miyim
Aldırmaz seslerini, o neşe dolu şarkılarını
Eskilerden taşınmış coşkuya dayanabilir miyim
Tutabilir miyim geçmiş günlerin yankılarını?

Oruç Aruoba
-sayıklamalar-

Görsel: ©Orhan Güler ..Denizli – Sarayköy..

GÖNÜLLÜ ŞİİR – Adnan Yücel

ADNAN YÜCEL GÖNÜLLÜ ŞİİR II

II

Kurusunda baygın düşüp taşlaşan toprağın yüreciği
İlkin dudağımda sızlanır,
Bilsem ki kanayıp aktığımda
Ayılıp nabzıyla buluşacak
Yatarım en keskin bıçağın kucağına,
Varsın süsende tüten
Çavdarı seçen acı beni alsın
Yeter ki yoncanın canı yoncada
Ketenin teni ketende kalsın

(Bakınırken çorağında direnen
Asmanın kıvırcığına
Tut beni dedi, damlaya sar, göğün buluttan gömleği kadar,
Fulya dile geldi uzaktan, kelebek güle geldi
Dertlerim çaresiz çöle geldi,
Bilsem ki derelenip saracak
Oracıkta, dibinde yaseminin
Al derdim kuraklığa buysa istediğin
Canım çorağın haracı olsun,
Yeter ki koruk yeşiline, erik gülüşüne
Sudaki rengini bulsun)

Adnan Yücel
-çıkmak için bu karanlıktan-

 

Oda Müziği – James Joyce

׳ÀöÒøºÓ¸ßÇå±ÚÖ½

IV

Gökyüzünde mahcup bir yıldız geçerken
Kızoğlankız edasıyla ve hüzünle,
Duy uyuşuk akşamın arasından
şakıdığını bir sesin eşiğinde.

Çiy’den daha narindir O’nun sesi
Ve görmeye gelmiştir seni.

Ah ne dalgınlığa bat artık
Ne de kafa yor: Kimdir kapımda bu şakıyan acaba?

Çağırırken O, akşam vaktinde
Düşünme yüreğine ağan türküyü!

İşte söylüyorum, dinle aşığının şarkısını,
Benden başkası değil kapındaki şarkıcı.

 

James Joyce
(1903)
(Chamber Music)

Çeviri: İsmail Haydar Aksoy

Gece Irmağına Gazel – Ataol Behramoğlu

ATAOL BEHRAMOĞLU GECE IRMAĞINA GAZEL

Kara gece gibi akıyordu ırmak
Dibinde uçurumun kıvrılarak

Ona bir tepeden bakıyordum
Ruhum onunla birlikte akarak

Göğsü kabarıyor alçalıyordu
Soğuk ayla aydınlanarak

Nasıl da kendiyle doluydu sadece
Nasıl da pervasız, çıplak

Şarkısı evrenin elemli şarkısıydı
Özgürlüğe özlemli ve tutsak

Gece ırmağı, kardeşi ruhumun
Akıyordu sınırlarına çarparak

Ataol Behramoğlu
2001
-Yeni Aşka Gazel-

 

SEN NERDESİN? – Faruk Nafiz Çamlıbel

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi,
Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi.
Bir kömür dumanıyle tütsülendi akşamlar, 
Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar…
Son yolcunun gömüldü yolda son adımları,
Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları.
Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda:
Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda,
Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye,
Yollarını bekledim görüneceksin diye.
Senin için kandiller tutuştu kendisinden,
Resmine sürme çektim kandillerin isinden.
Saksıda incilendi yapraklar senin için,
Söylendi gelmez diye uzaklar senin için…
Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle,
Saatler son gecemin geçti cenazesiyle,
Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü,
Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü…

Faruk Nafiz Çamlıbel
-Mustaripler/Toplu Şiirleri-