gaziler caddesi – Attila İlhan

ATTİLA İLHAN GAZİLER CADDESİBASMANE

basmâne’de gaziler caddesi’ne
küçük bir yağmur götürdüm
siz böyle akşamüstü görmediniz

gizlice bir şarap tuttum
yine o şehir korkusu
ola ki simsiyah sarhoşum
içimde elektrik uğultusu
bir kötümserlik sebepsiz

şurda yeşil gözlü bir çocuk
naylon geçirmiş şapkasına
ferid’e benzettim azıcık
kimbilir belki de başkasına
yetişkin eli yüzü tertemiz

basmâne’de gaziler caddesi’ne
kırık çocukluğumu götürdüm
siz böyle bir akşam üstü görmediniz
camların rengini beğenmedim
bütün mor bıyıklar yabancı
şekersiz çaylar içindeyim
gece makaslarında bekçi
sabaha karşı hırsız

bu afiş bir sinema tuzağı
düşme o kızın arkasına
yemyeşil kolu bacağı
cigara yapışmış dudağına
dördüncü gecedir uykusuz

basmâne’de gaziler caddesi’ne
ürkek bir çarşamba götürdüm
siz böyle bir akşam üstü görmediniz

Attila İlhan
-ben sana mecburum-

Görsel: 1920 İzmir/Basmane..

ARMAĞAN – Refik Durbaş

REFİK DURBAŞ ARMAĞAN

Rüzgârın yaşında olmak isterdim yarınki günde
Aras nehrinin izini süren akşamüzerinin zulasında
kuşların gurbeti, baharın hasreti adına
çocukluğumun avlusunda olmak isterdim

Beyaz bir at ile gelirdi, kuzukulağı
ve çitlenbik kokusu terkisinde

Arpa ve buğdayın kokusuyla
bezeyerek tenini, öyle gelirdi

Sabahın aydınlığında
Çobandede köprüsünden aldığı gölgesi,
akşamınan Ağrı dağı üzerine düşerdi

Ben, çocukluğumun karasevdasına düşerdim

Memeleri arasına saklarım düşlerimi
o, terinin tuzuyla sarıp sarmalardı düşlerimi…

Kaç yıl var ki, işte o kokunun tuzuyla
dolaşmaktayım ömrümün arka bahçesinde,
adını unutmuş olsam dahi
anısı hâlâ hatırımda ve hatıramda çünkü

Yalnızlığın yaşında olmak isterdim yarınki günde
kapısı gökyüzüne açık ilkgençliğimin
ara sokağında top koşturmanın yaşında
imbatın dehlizinde savrulan uçurtmalar yaşında
ilk aşkım komşu kızının heyecanı yaşında
olmak isterdim yarınki sevgililer gününde…

İzmir körfezinden çaldığı sabah yelinin
renginde bir süveterle dolaşırdı akşamın avlusunda
daha çok da ilkgençliğimin hülyalarıyla

Akşamın avlusunda beklerdim onu
ateşin rüzgârı beklemesi misali
rüzgârın gökyüzünü beklemesi misali
kulağında gümüş küpeler
ve genç kızlığının kolyesiyle
bugün de hatırımda ve hatıramdadır
ruhunun izdüşümü, bedeninin silüeti…

Gökyüzünün yaşında olmak isterdim
sevmiş ve sevilmiş bütün sevgililer yaşında
çünkü hepsini sevdim sevdiğim kadınların
işte bu sevginin armağanıdır hayatım ve hasretim
her sevgililer gününde olduğu gibi
seven ve sevilenlere yarınki günde de…

Bugün ve yarınki günde de
ömrümün geç baharının albümünde
duracak ihanet ettiğim
ve ihanetine uğradığım
ve sevdiğim
ve sevmeye çalıştığım bütün kadınların yüzü…

Ve yaşayacak hatırımda hatıramda
hayatıma armağan anıları
hayatın gurbetinde
ölümün sılasında bir şiir misali:

‘ Gündüz geldim, hayata geldim
arka bahçesinden gurbetin
erguvan kokusuyla yıkandım
kuş sesleriye bir de
o kadınlarla hayata geldim

Gece geldim, ölüme geldim
ön avlusundan sılanın
ömür kuşu uçar olsa da
hatıralı hatırıma armağan
o kadınlarla gideceğim ölüme de…

Sordun da söylemedim mi Şair
bedenim kaç yaşında, ruhum kaç yaşında

Ömrüm nicedir misafir senin samanyolunda? ‘

Refik Durbaş
-Yol Uzundur Günden Ama Ölümden Kısa-

KRAFTWERK MARŞI – Murathan Mungan

MURATHAN MUNGAN KRAFTWERK MARŞI

Kayıtsızlığın milli marşını söylüyorum
içimin hazrol’unda
yaz bitti ama duygularım değişmedi
tercihim yok hâlâ
filozoflarla tarla sürenler arasında
Kraftwerk ekolünün taviz vermez soğukluğu;
hayata kendim olarak geçirmek istediğim imge
kimse yok artık
beni senin gözlerinle bekleyecek
akşam bıçağın ağzında

bilemezsin denemeden
hangi gecenin yıldızı olduğuna
ılıman ecesi yumuşak göklerin
karar ver benim adıma
akşamın bıçağı ağzında

bir yıldızın yılan kıvrağında parlamak

Ancak burada mümkün
on üçüncü yüzyıl Rum abdallarıyla
birlikte düşünmek
Kraftwerk soğuğunu
bıçak açmıyor akşamın ağzını
avuçlarını dikmiş bakan
bir rüyanın mıhlandığı boşluğa

her şeyi bir kerede gördükten sonra
hiçbir şey
tutkunun açtığı yaraları ondurmaz
bir başka tutku bile
hâlâ kışları soğuk ve yağışlı
hâlâ yazları sıcak ve kurak
ne bir şey bilmemenin özgüveni
ne okunmuş kitapları yeniden okumak
kayıtsızlık kayıtsız şartsız içimindir
içimin, o benimdir ancak.

Murathan Mungan
-İkinci Hayvan-

AŞK – Vitezlav Nezval

VITEZVAL NEZLAV AŞK

Gün yaş döker… Çiseler çayırın üzerine
Oğlanlar ve kızlar bağlamaya giderler ot demetlerini

Dönmezler geri
Çayır yeşildir gözle mavi
gözler tıpkı bir tutam menekşe demeti
Oğlanlar ve kızlar sarmaş dolaş
Aşar başlarını menekşenin mavisi

Aşkla ve orakla yaşamak zor gelir bize
Aşkı yaralar keskindir orak
Çanın sesi duyulunca avlularda
Gözlerin bunca güzelliği kalmayacak

Er geç saat gelecek
gecenin içinde solan peygamber çiçekleri için
gelecek mutluluk saati
Küçük bir çocuk kaldırır başını yastığından
anne tutsaktır aynanın içinde

Acıdan ve güzellikten çatlar
acıdan çiçeklenir güzellik
Gökyüzü yıldızlarla dolu püskürtme
Gül rengi bulutlar döner otlamaya çayırda

Gece yaş döker … çiseler çayırın üzerinde
Oğlanlar ve kızlar otların arasında öpüşmeye gitmişlerdi

Sabah çocukları açacak onlara kapıları
Döner mi oğlanlarla kızlar
Dönmezler geri

Vitezslav Nezval
1900-1958
-Dünya Şiirleri Antolojisi 1-

Çeviri: Eray Canberk