TERZİNİN ŞİİRİ – Arife Kalender

ARİFE KALENDER TERZİNİN ŞİİRİ
 
Bir kumaşın ters yüzü ol dediler
rengin solgun, belirsiz olsun motifler
kumaşın tersi hayatın da tersidir
ölü ol, kırmızısını görmesinler
 
dediler de aldırmadım, esnemeyen kumaştım
aldım makas, tersimi düze çevirdim, teyelledim maviyle
aşk giysilere sığar mı, gizli dikişler attım
içime bayramlık dikerken singer
dalgınlıkla iğneyi parmağıma batırdım
 
ruhumun kalıbını çıkarmıştım önceden
belki uymaz dedim yaşadığım gündüze
yırtmaç yaptım, soluk alsın beden
açtım dekolteyi günaha battım
papatya su içiyordu o sıra kumaşın ipliğinden
 
farklı tezgâhların tarağından dökülen
kimi sade amerikan, acem kimisi
kimi basmadır, kimi kaşmir ya da pazen
kokundan, dokundan, duruşundan tanıdım
ölçtüm bedenimi, kendimi sana ayarladım
 
yanlış biçtiğimi anladım sonra
acemi bir terziydim o günler
giymediğim elbisedir gardıropta bekleyen
anılardan jüpon yaptım
içimi görmesinler
 
isli çıralar, fitilli lamba ışığında
biz değil miydik iki ruhu bir bebekle değişen
ne giysek yakışırdı alı al, sarısı sarı
ipek tendi giysiler
 
bedestende terziyim
değişti dokumalar, değişti desen
kumaşım belli, sözcüklerden yapılmışım
sesler ölçüp heceler biçiyorum
tıkır tıkır işliyor yüreğimde iğnelerle iplikler
 
Arife Kalender
-Sözcükler D. Ocak/Şubat 2018-

Aşksokakta – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN AŞKSOKAKTA

Şu güneşi sen mi açık unuttun
şu yazın kapısını da ben
açık unutmuş olmalıyım menekşe
kokusunu gece, menekşe gözlerini
aşk açık unutmuş olmalı sevinsin diye
dünya!
Şu sevişirken şakıdığın kuşun sesini,
şu bazen iki karşı rüzgâr gibi estiğimiz
bahtiyarlığını yaşamanın, kim açık bırakırdı
sokak olmasa!
Bir kedinin gerinmesi diyorum açık saçık
yasaya karşı, sanırım şiirsokakta diye,
kedisokaktaysa şiir de sokaktadır
yaz da sokaktadır ağaçlar da, denizi mi diyorsun
deniz bir semttir şiirsokaktaya komşu
akıp giden bir şiirdir ama aramızdan değil,
biz kıyıyız denizsokakta!
Aşk mı, deli, nerede olacak akıpgidende,
bakıpgiden gözlerin yazda,
yakıpgiden kalbin uzakta
akıpgiden aşksokakta…
Beni seni severken bir bir
bunları söylemek istiyordum aslında!

Haydar Ergülen
-sen güneş kokuyorsun daha!-

SEVMENİN BÖYLESİ – Adnan Yücel

ADNAN YÜCEL SEVMENİN BÖYLESİ
Keşke suları çağırmasaydım ellerime
Yağmur olup yağmayı bilmeseydim
Sel olup akmayı öğrenmeseydim
Keşke o sonsuz acılar
Hep acı olarak kalsaydı bende
Acılardan sevinçleri süzmeseydim
Ne olurdu seni böyle çok boyutlu
Böyle gizemsiz görmeseydim
Ve sulardan öte sular içinde
Doğanın diliyle sevmeseydim
Kanayan yaralar kapansaydı birer birer
Bu mutluluk çilesini çekmeseydim

Adnan Yücel
-soframda kaval sesi-

YONTUCU KARES – Edip Cansever

EDİP CANSEVER YONTUCU KARES

——M. Şerif Onaran’a

Nereden geliyor? Arması ne? Gördüler mi bizi?
Böyle konuştu Rodoslu Kares, yontucu
Soyu tükenmiş bir gülümseme yüzünde.

Bize ne
Biz kalan buğdayımızı döğmeyelim de ne yapalım
Sonra gider söyleşiriz kıyıda
Akşam olmadan.

(Akşammış değilmiş ne çıkar bundan
Bulunmaz ki yüzleri çok ülke dolaşmaktan)

Ver şu testiyi bana, bir yudum da ben içeyim
Hadi ver, koca ihtiyar, çoktan yanaştı kıyıya gemi
Bize mi kaldı düşünmek gündüzü geceyi
Ne güne duruyor yontucu Kares.

Kares mi? Ben söyleyeyim bari
Soyu tükenmiş kuşlarla besleniyor şimdi, balıklarla
Bulmak için acı tarihini doğanın
Pişirmek için onu kumlarla ve yontmak için,

Gidelim gidelim
İyisi mi esrikken kanırtmalı yaşamı
Yüzlerimiz ve bütün söylediklerimiz
Nasılsa tarih olacak onlara

Söyle sen, bizi yontsun yontucu Kares!

Edip Cansever
-Şairin Seyir Defteri –

Sone XIX – Metin Altıok

Sone XIX - Metin Altıok

Engel tanımaz saraylara bile girer acı;
Solgun bir oteldir yine de meskeni.
Üreyip zenginleşmektir çünkü onun amacı,
Çatlak aynalardan alır kendine gerekeni.
Özümler titizlikle aşkı da sevgiyi de,
Göz göz odalarıyla acının otel peteği.
Ürpertiyle gecen o pıhtı gecelerinde,
Konuk etmiştir kimbilir kaç kırık yüreği.
Otel ki, ebruli bir gurbet kamaştırır,
Sürme çeker yalnızlığın şehlâ gözlerine.
İnsanı seçsin diye ölümlerle tanıştırır,
Uyuşuk bir zamanın seğiren derisinde.

Ey otel; ülkemin ta kendisisin sen benim!
Bazen seni küçültmek için otellere giderim.

Metin Altıok
-Soneler-