EVİMİZ – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT EVİMİZ by Gaëtan Bourque

Kim ki Midas, o zamanlar, ne ki altın!
Değeriz hançer olur, değeriz mızrak,
Bineriz doru at, süreriz al kısrak
Alnında akıtma, şahlanır, duramaz
Kestiğimiz ince kamış, bodur ılgın.
Her yanı ot bahçemizin her günü yaz
Evle çınar baksan ufacık, bir deniz
Çalkantısı buğdayda, dağlar kocaman.
Tek ağaç o yasak düzlükte, yaşlı ceviz,
Kalyonu aydınlığımın, yüksek, sessiz,
Savurur, yeniden toplar kargaları;
Sonsuzluğa atladığım düş duvarı.
Ve saka, zıpzıplarda öter sofadan,
Sırça saraylar, in cin, gökle yuvarlak,
Narla yeşil, baygın, kıpkırmızı dalda,
Kırılır ve düşerler dökülen gülde.

Bir köpek havlar uzaktan durgun vakte,
Yaklaşır akşam bir gömlek daha mavi.
Bir destan çağıdır bu günlerce geniş
Buğdayın üstünde, kızardıkça başak
Tutuşur gök, çekilir burcuna bayrak,
Kuleler, mazgallar, surlarımız diş diş,
Karaduttan, kaptan kulesinden belki,
Bizler için çıplak, düşmanlara gizli
Bir aynaya tuttuğumuz dürbünlerle
Dalarız kanlı denizlerdeki cenge,
Ölmek ve dirilmek bin kez bize vergi.

Döner iç dünyasına artık evimiz
Masamız, ütülenmiş örtüyle temiz.

Oktay Rifat
-bu dünya herkese güzel-

Görsel: © Gaëtan Bourque

 

Âh! – Murathan Mungan

Âh! - Murathan Mungan

Her aşkın öldüğünde gittiği yer aynı değil
aynı değil kalbin kaldırdığı hasat, uğradığı zarar

Ben çıkamazken yüzüne kan oturmuş ak akşamlardan dışarı
serde bu heves, bu ümit, bu humma
aşk adaşım olana kadar
bendeki bu kalp imkânı!

Biliyorum, aynı şafağı sökmüyor gecelerimiz
bu aşk benimle benim aramda artık
gerisi yas tutan kelimelerin âhı!

Murathan Mungan
-Yakın Divan/Solak Defterler-

ÖYLE BİRİNİN ŞİİRİ – Afşar Timuçin

AFŞAR TİMUÇİN ÖYLE BİRİNİN ŞİİRİ

Sevinç kuru dallarda eridi
Akşam sessizce indi zamana
Bir günle bir başka gün arasında
İstanbul’un düzünde Ayazağa’da
Neden o anda davranmadım
Tutku dondu kaldı doruklarda
Gitme der gibi baktığında ben
Koca bir deveyle ağır ağır
Kum tepelerini geçiyordum
Igidi çöllerinde ya da Sahra’da
Bilemiyorum sanki neden çekindim
Saçlarına dokunmayı beceremedim
Seni seviyorum da diyemedim
Kapının koluna birlikte uzandık
Ellerimiz birbirine karıştı

Gene gelirim diyemez miydim
Okyanusları mavilikleri özlerken
Benim çöle kaçışım nedir sence
Babülmendep boğazını geçişim
Sekiz yüz dokuz metre derinliğinde
Skagerrac boğazında bekleyişim
Bilmediğim sularda ne arıyorum
Ne arıyorum kum tepelerinde
Trenler bir bir gitmişken
Gelmeyecek gemileri mi gözlüyorum
Neye yarar güzelliğimiz bizim
Yanlız sevda için çarpan yüreğimiz
Tutkumuz inancımız düşlerimiz
En güzel sevinçlerde bile çaresiz
Yaralı bir ceylan gibi kalınca

Afşar Timuçin
-Aşk Güzeldir-