Yaşam (ki) – Oruç Aruoba

ORUÇ ARUOBA YAŞAM Kİ 22

22.

Ancak arada bir gerçekten yaşayacaksın : “unutulmaz bir an” denen yaşam aralıklarından birinde, tam kendin olarak,
tam kendisiyle yüzyüze geldiğin bir başka bir kişiyle
birlikte, bir şey yaşadığında (bir sevinç, bir acı…) 
—o zaman gerçekten yaşarsın.

Ama bu “an”ları son derece seyrek yaşarsın
(kimi insanlar —çoğunluk?—bunları hiç yaşamaz
belki); son derece de kısa… Gene de, bunların sağladığı
anlam yoğunluğu, yaşamının bütün geriye kalan
çölünü yeşertmeye yetecek.

Oruç Aruoba
-Yaşam (ki)-

İsimsiz Bir Aşk Şiiri – Ahmet Ümit

AHMET ÜMİT İSİMSİZ BİR AŞK ŞİİRİ ZAY YAR LIN

Senden her ayrıldığımda
Çılgınca dalgalanan bir insan denizinde
Annesini yitiren bir çocuğun 
Ürkek hüznü çöker yüzüme.
Seninle her karşılaştığımda
Sabah kırağısıyla yıkanan çiçeklerin
Cemresi vurur gözlerime.
Seni tam bulduğum anda, yitirmenin korkusu,
Tam yitirdiğim anda, bulmanın sevinci,
Seni treni kalkan bir yolcunun telaşı,
Seni ilk öyküsünü bitiren genç bir yazarın hevesi
Seni kayaları parçalayarak akan bir ırmağın deliliği,
Seni güneşin tembel bakışları altında
Uzanan başakların dinginliği,
Seni bayramlık için para biriktiren
Küçük bir çırağın sabırsızlığı,
Seni bilmem hangi zalim kurşunun
Kırdığı kanadına söz geçiremeyen
Göçmen kuşun çaresizliği,
Seni zorlu yıllardan sonra karşılaşan
Kavga arkadaşlarının neşesiyle,
Batarak kirpiklerime kadar, gümüşten denizlere
Vur emriyle aranan bir kaçakmışsın gibi
Taşırım can evimin en saklı yerinde…

Ahmet Ümit
-Sokağın Zulası-

©Zay Var Lin..

Gitanjali – Rabindranath Tagore

RABINDRANATH TAGORE GİTANJALİ XXXV

xxxv
Aklın korkusuz olduğu
Başın yüksekte tutulabildiği yerde,

Bilginin ve kavrayışın özgür olduğu yerde,

Dünyanın daracık yerel ya da ulusal duvarlarla
Birbirinden kopuk parçalara ayrılmadığı yerde,

Sözün, gerçeğin yüreğinden kopup geldiği yerde,

Yorgunluk vermeyen çabanın,
Kollarını kusursuzluğa uzattığı yerde,

Düşüncenin, arı duru sularıyla akarken,
Ölü âdetlerin meşum çöl kumları içinde
yolunu kaybetmediği yerde,

Aklını senin rehberliğinle,
gittikçe genişleyen düşünceye,
Ve eyleme yönlendirildiği yerde—
İşte o özgürlük cennetinde, ey Tanrım,
izin ver ülkem uyansın.

Rabindranath Tagore
-Gitanjali/Tanrı’ya Adanmış Şiirler-
Çeviri: Cahit Koytak

O GECE – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER O GECE

Dalında bir çiçek o baş, o beden,
Ruhuma arının telaşı düştü.
Habbeler yükselir gibi kadehten
Yanağına pembe benekler düştü.

Geceydi, yıldızlı, derin bir gece,
Uyumuş, ansızın uyanmış bahçe,
Bize kollarını açmış her köşe,
Bülbüller durmadan onu öğmüştü.

Ayın ışığıydı yerde maşlahı,
Saçının ruhumda kaldı siyahı,
Böyle bir gecenin yoktur sabahı
O gece bir bütün ömür, bir düştü.

Ahmet Kutsi Tecer
-Nerdesin/Bütün Şiirleri-

çağırmamıştın – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU ÇAĞIRMAMIŞTIN

I

çağırmamıştın, geldim
bir kucak yıldız ışıltısıyla
ağaçlardan kovulmuş bir rüzgârla

yüzümde aynı saklı bakışı
nice yangınlardan yığılmış küller
kalbimde parçalanmış heykel kırıklarıyla
gövdemi suretimden ayırıp geldim

binlerce yıl okunmamış bir kil tablet sabrıyla
uzun bir yol yürüyüp ıssızlığın sırında
sesi sessizlikten çağırıp geldim

II
yağmurun ürperen yapraklarını
tenimde birikmiş yalnız kadını
yaraları çınlayan bir hayatı
avuçlarıma doldurup geldim

zamanın sırrını anlatan öyküleri
taşlardan dinlediğim efsaneleri
mağaraların suya çizdiği ellerimi
kendimden gizlediğim kendimi alıp geldim

silip geldim adımı anımsayan harfleri
beklemesin dönüşümü anılar
kayaları arayan dalga intiharları
bensiz gömsün kumlara denizyıldızlarını

bilmediğim şarkılar söylemek için
bilmediğin şarkılar söylemek için
kayan bir yıldızdan ödünç aldığım
gecenin sesini getirdim sana

açacak mısın bana kapını?

Ayten Mutlu
-Taş Ayna-