Tanıdık – Haydar Ergülen

MURATHAN MUNGAN CAMALTI infinity

Suların tanıdığı bir şiir olmak
dağların tanıdığı bir iyilik
bulutların tanıdığı bir rüya
ve yolların tanıdığı bir yaprak
akşamın tanıdığı bir neş’e
gecenin tanıdığı bir ruh
sözcüklerin tanıdığı bir nefes
ve sabahın tanıdığı bir gövde
şarkıların tanıdığı bir yaz
aşkların tanıdığı bir güz
yalnızlığın tanıdığı bir ağaç
ve kimsenin tanımadığı bir
hiç
kimseniz yoksa
bir daha bir daha bir daha
“kardeşlerinize bakın kardeşlerim”

Haydar Ergülen
-sen güneş kokuyorsun daha!-

 

ÜÇ YIL SONRA – Paul Verlaine

PAUL VERLAINE ÜÇ YIL SONRA Le Jardin du Luxembourg Velleda (

Yerinde duramayan dar kapıyı iterek,
Boydan boya gezindim o küçücük bahçede,
Tatlı ışıklar saçan akşamın güneşinde
Islak kıvılcımlarla pul pul olmuş her çiçek.

Değişen yok. Hepsi bu : O silik kameriye
Delişmen asmalarda kamış sandalyelerden…
Tükenmez mırıltılar geliyor fıskiyeden
Ve yaşlı akçakavak bitmez iniltisiyle.

Güller önceki kadar çoşkun; önceki kadar,
O kocaman zambaklar rüzgârda sallanırlar.
Burada gelip geçen her kuş tanıyor beni.

İşte yeniden buldum Velléda’yı ayakta.
Caddenin kenarında pul pul olmuş heykeli,
Ağır kokular yayan çiçekler arasında.

Paul Verlaine
1844-1896
-baudelaire’den günümüze
fransız şiiri antolojisi-
Derleyen: Ahmet Necdet

Çeviri: Afşar Timuçin

 

KUCAK – Turgay Fişekçi

0001720201001-1

Tat almayı bilirim ama kokuları pek değil, dedi
Olsun dedim, renk körü olma da…

Kitap kapaklarından bir ev yaptık kendimize
Yağmurlu günlerde biraz aktı çatısı
Ama renkten yana cümbüş eksik değildi.
Sessizlikten anlam kuleleri sonra
İçinde hayat sesleri dinlediğimiz
Sokaktan topladığımız renkli camlar
Boğaz olup aktı önümüzden
Bir çan vardı Bach’a benzeyen
Durmadan yemeğe çağırırdı

Biz kucak kucağa günler geçer sanırdık
Meğer yıllarmış geçen
Olsun,
Geçmiş bir güzellikse
Daha da büyür gelecek

Turgay Fişekçi
-Nerdesin?-–