MEST – Engin Turgut

ENGİN TURGUT MEST

Kalbimizde upuzun bir coğrafya
Dudaklarımızda arzulu bir Aragon!

Yalnızlığımızın gamzeleri üzgün
Siz her derde deva bir rüya olmalısınız!

Bayan Eros siz hangi boşuğa saplandınız?
Kaç aşkı ıskaladı o derin şaşkınlığınız?

Hangi gezegendensiniz, dönen bir kalpsiniz
Her hüzün biraz da Borges’in gözleridir!

Sizi hep görmüş geçirmiş gibiyim
Anlayın, size çıkmak derdindeyim!

Bak nasıl da ölümlü her şey
Ve şiir biraz da öteki sesimizdir!

Beni azade bırakın, bu dünya takla atmış
Bir katre olsun tadımız kalmamış!

Kim ki divane makamından geçmemiş, ne acı
Ben ki mey ile ney arasında mest olmuş hiçbir şeyim!

Engin Turgut
-Mest-

YOLCU – Refik Durbaş

REFİK DURBAŞ YOLCU

Yola çık, yolculuğa
bir damla gözyaşına
sakladım hasretimi
yol senin, yolculuk da

Yola çık, yol uzun
Kars’a yağmadan kar
üç tel kopar saçından
yoldaşın olsun sonbahar

Yol açık, yol serin
bak dindi yağmur
gökkuşağında bekliyorum
gözlerin niye öyle mahmur?

Yol uzun, ömür divane
okuma ayışığına yazdığım
rüyanı süsleyen şiirleri
ömrün ömrüme hazine

Gurbette kalmışım piyade
yol da yolculuk da bahane

Refik Durbaş
-Sözcükler D/Ocak Şubat 2018

AYVALIK – Ahmet Günbaş

Turkuazik_IMG_0057

Ayrılık, hep ayrılık!..

Ufkuna yapışık mübadil gemiler…

Ah, bakışını sevsinler senin!
Bakışını, kucaklar dolusu…
Sardunyanı, papalinanı, durgun çanlarını
hop hop zıplayan Cunda’nı
akşamla omzuma konan şiir kuşunu
Taşkahve’nin koynundaki zamanı
köşe bucak açan vicdan gülünü…

Sevsinler de
nereye koysunlar bunca hüznü?

Önümüz ardımız hıçkırık!..

Bir el geceyle yakamozlanır
bir el sabahın mavisini tazeler

Aralık kapılardan
firaki lâl şarkılar sızdırır Ayvalık!

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-

Görsel : Ayvalık/Cunda Taş Kahve..