BİR İLKYAZ DÜŞÜ – Cevat Çapan

EDİP

Haziran gelincikleriyle gelirdin her yaz,
pencerenin pervazına yaslanır beklerdim seni,
gelincikler arasından uçuşarak gelişini
kelebeklerle yarışırcasına.

Oysa bütün kış yağan karı seyrettim aynı pencereden,
kar altında göğün mavisini unutan suskun denizi.
Kıyıdan uzak evlerin ışıklarını gördüm gecede,
dağlardan inen aç kurtların parlayan gözlerini.

Sen gelmeden annemin topladığı otların
adlarını yazacağım bu deftere sana öğretmek için,
salkımsöğütlere neden ağlayan söğüt dediklerini
yaban ellerde, narın ağladığını, ayvanın güldüğünü
bile bilmediklerini.

Sen gelince, deniz kıyısından tepelere yükselen
zeytinlikleri göstereceğim sana ve güneşleri
zeytin tanelerinin içine gizlenen. Akşamları
denize karşı oturduğumuzda, Sappho’nun
şarkılar söylediği o eski bahçeleri anlatacağız birbirimize.

Ve herkes unutmaya başlamışken
biz canlandırmaya çalışacağız renklerini o eski bahçelerin.

Cevat Çapan
-son duraktan bir önce-