TEN AKILLA BULUŞUNCA – Cevat Çapan

ten akılla buluşunca cevat çapan

“Eğer son menzilimizse gece,”
yaşartıyorsa gözlerimizi rüzgâr
masalların kırkıncı odasının
kapısında buluştuğumuzda
bir yaz yağmuru gibi ışırdı camlarda
içimizdeki ateş.
Gençtik, anılarla değil,
geleceğin düşleriyle esriktik,
coşkuyla sarmaş dolaş.

Öyle saatlerde,
kendi sessizliğini biriktirirken uzakta orman,
bahçenin bir köşesinde susmuş,
denize bakan yaşlı adam
yavaşça aramıza karışır,
“Yolculuklara çıkın,” derdi, “korkmayın.”
Sanki her akşam yinelenen bir sahneydi bu çağrı
o gizemli oyunda.

İşte ten akılla buluşunca başlardı o uzun yolculuklar.
gün olur dev dalgalarla boğuşurdu kimimiz,
kimimiz çöllerde yol alırdı susuz,
karlı dağları aşanlar
bağlık bahçelik düz ovalarda buluşurdu habersiz.

Tut ki sen Buda’dasın şimdi, ben de Peşte’de,
boz bulanık akan Tuna’yı seyrediyoruz ayrı kıyılardan.
Hani “vakit biraz akşamdı,” der ya Turgut
Büyük Saat’inin üç yüz elli altıncı sayfasında,
işte öyle bir saatte, bir sabit kalem çıkar da cebinden,
ıslatıp kurumuş diline uzun bir mektup yaz bana,
haber ver geriye hiç dönmeyenlerden.

Cevat Çapan
-son duraktan bir önce-

 (C) Trey Ratcliff..