SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR – Ümit Yaşar Oğuzcan

d'Eugene Spiro...

YİRMİ İKİNCİ MEKTUP

Senin için zalim dediler, demek zulmün de bu kadar güzeli olurmuş diye düşündüm. Oysa bütün zalimlere karşı kinle doluydu içim. Ben hiçbir zulme baş eğmedim, zalimlerden yana olmadım.

Seni en istediğim anda gelmemen, geldiğin zaman da bana acıların en büyüğünü tattırman belki zulümden başka birşey değil. Fakat ne yapayım ki onu bile yakıştırabiliyorsun. Çoğu zaman nasıl olsa öldüreceği avına gururla bakan bir panterin vahşi bakışı var gözlerinde, içinde, ta derinde zulmün kıvılcımları yanıp sönerken bile sana kızamıyorum, senden nefret edemiyorum, insanı büyülüyorsun. Başdöndüren güzelliğinin karşısında asıl büyük zalimin Tanrı olduğunu düşünüyorum ister istemez.

Senin için “yalan söylüyor” dediler. Kimse farkında değil dudaklarında yalanın ne kadar güzelleştiğinden. Yalansız bir seni düşünmeye imkân var mı? Senden gelen bütün yalanlara razıyım. “Seni seviyorum” dediğin zaman, yalan söylemiş olsan bile, bu sözü bütün gerçeklere değişmeye hazırım. Hiç bir yalan bu kadar sevimli ve manalı olmamıştır dünya kurulduğundan beri. Yalan; senin dudaklarında aydınlık, pembe şafaklara benzer. Sen yalan söylerken gözlerin, gökyüzünün sonsuz karanlığında parlayan yıldızlar gibidir. Sen söylediğin yalanlarla varsan; ben bütün gerçekleri senin bir tek yalanına feda edebilirim. Sana “yalan söylüyor” diyenler; eşşiz dudaklarında yalanın ne kadar güzel olduğunu bilmeyenlerdir.

Sana “kalpsiz” dediler. Üç milyar insanın yaşadığı bu dünyada çarpan bir tek kalp varsa o senin kalbindir. Bir tek kalp varsa ; iyilik diyen, güzellik diyen. aşk diyen o senin kalbindir. Bir tek kalp varsa yeryüzünde beni seven yine senin kalbindir o. Bütün zulümlerine, bütün yalanlarına rağmen beni sevdiğini biliyorum. ikimizi çepçevre kuşatan çaresizlikler içinde kalbin hâlâ çarpıyorsa beni sevdiğin içindir. Yoksa aslında bu yalan ve zalim dünyada yaşanmaya değer bir tek dakikanın bile var olduğuna inanmak gerçekten imkansız bir şey.

Aşkın seni sevmek olduğunu benden başka bilen var mı söyle? Seni zulümlerinle, yalanlarınla kim bunca ilahlaştırabilir söyle?

Söyle, sevdiğim benim, ömür boyunca seveceğim benim; zulümsüz, yalansız bir dünyada yaşanır mı söyle?

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Aşka Dair Nesirler-

 

Görsel :d’Eugene Spiro…

BİR KIYI KAHVESİNDE – İlhan Berk

BİR KIYI KAHVESİNDE - İlhan Berk

Gün ağmıştı. Adaçaylarımızı söylemiş miydik?
Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.
Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgara
yakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştu
öyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik.
Bir sürü kırlangıç dışarda camlara vuruyordu.
Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları,
-Deniz çekildi, dedi. Hepimize tutup
denizde gezdirdiği gözlerini. Büyük
bir boşluk bırakıp sonra da arkasında
Kalktı.
Biz işte o zaman gördük onu
ve çekilen denizi.
O zaman çıktık kendimizden.

Dışarda bir dilim ekmek gibiydi gök.
İlhan Berk
-Deniz Eskisi-

Yirmi Aşk Şiiri – Pablo Neruda

PABLO NERUDA YİRMİ AŞK ŞİİRİ 16

16

—R.Tagore’a benzeti

Alacakaranlıkta bir bulutsun göğüme,
rengin de, biçimin de tam benim düşündüğüm.
Benimsin, benimsin sen dudağı tatlı kadın
ve senin yaşamında yaşıyor sonsuz düşüm.

Gönül lambam pembeye boyar ayaklarını
acı şarabım senin dudağınla tatlanır:
Biçen orakçı benim günbatımı şarkımı,
seni ıssız düşlerim hep yanlarında sanır!

Benimsin, benimsin sen, bağırırım da akşam
yelinde, sesim gider rüzgârla yaslı, bungun.
Kazancın, gözlerimin ta dibindeki avcı,
gececil bakışının suları gibi durgun.

Müziğimin ağına tutuldun, canım benim,
müziğimin ağları geniş gökyüzü kadar.
Ruhum yas-gözlerinin kıyısında doğmuştur.
Ve düşlerin ülkesi yas-gözlerinde başlar.

Pablo Neruda
-Yirmi Aşk Şiiri ve
Umutsuz Bir Şarkı-

Hepsi aynı – Aziz Nesin

AZİZ NESİN HEPSİ AYNI

Kaç sevgiliyi sonuncu saydıysam
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kendilerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hep aynı bendim.

Kaç kadını seviyorum dedimse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı birbirlerini
Ama ben biliyordum
Çünkü hepsini seviyordum.

Kaç kadın ihanet ettiyse
Hepsi de aynı kadındı
Bilmiyorlardı kaç yaram olduğunu
Ama ben biliyordum
Çünkü vurulan hep bendim.

Aziz Nesin
-Aşk Şiirleri-

GÜN BATIYOR – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU GÜN BATIYOR

kanın akışı dindi… zonklayan gövde
anlatsın şimdi acıyı belleksiz güne
dünden göğe yazılan eski bir hançer izi
yaralı bir gemidir denize vatan
çoktan kınına çekmiş yelkenlerini

gün batıyor, zaman anısız bir taş
sulara değdikçe kırılan asa
duyulur ince ince çırılçıplak anlarda
o eskil rüzgârın iç çekişleri

sesler darmadağın, çağrılar gizli
çöl çiziyor suyun resimlerini
gömülmüş davulların sesleri uzaklara
kanıyor toprakta gül dövmeleri

sır göç etmiş inleyen haritalara
örümcek ağlarında çırpınan mağarada
vuruyor başını yalnız bir liman
tarihin devrilen dalgalarına

artık ölüm bile ürküyor tırpanından
batıyor gün, hızlanıyor çığlığın saatleri
gün batıyor, gün batıyor, yutuyor çan sesini
avutsun kendini şimdi mucize
kanın akışı dindi, ama akıyor hayat
hançerin tozlarıyla yıkayıp yüreğini

Ayten Mutlu
-Çocuk ve Akşam-1999-