RÜZGÂRA EMANET – Aslı Durak

ASLI DURAK RÜZGARA EMANET

aşk diyorum sözcükler soyunuyor
silkiniyor ağaçlar tohumlarından
kalın duvarların rahminde uyuyanlar
duymuyor haykırışını hayatın

dolunay yıldız döküyor
bıraksak ilk adımlarını atacak aşk
sen! hayallerinden yorulan!
evren nefes alıyor duyuyor musun?

poyraz bir bahçeden geçiyorum
yabancılaşmış tohum
oysa gülümsüyor adımlarıma toprak
hayat titreşiyor bak! her doğum çıplak!

dört mevsimi yeşil
çam ağacı değilim
ki onlar bile
bir kerecik ışık giyinmek için
feda edebilirler köklerini bir yılbaşı gecesi

eski seçimlerimin sevgili esareti
vazgeçiyorum senden
vazgeçercesine köklerimden

ve rüzgâra emanet ediyorum küllerimi

Aslı Durak
-Aslı Gibidir-

Ada Şiirleri – Melisa Gürpınar

MELİSA GÜRPINAR ADA ŞİİRLERİ 21 by Aleetet

21
Sevgilim
o en saf halin
vardır ya senin,
elinde bir demet yasemin
ve gizli düşlerle
beklerken beni
vapur iskelesinde,
daha petrole dönüşmemiş
yemyeşil bir eğreltiotunun
akıl almaz beklentileri
hani durmadan menevişlenir
gözlerinde…

Şimdi biz
unutalım istersen
bu imgeleri de.

Sevgilim
sen yirminci yüzyıl gibi
gel bana.
Acılarınla,
buruşuk pardösünle,
utancınla gel.
Bakışlarında
eski bir devrimcinin
önkoşulsuz umutlarıyla.
Yönelt silahını
taşlaşmış geleceğin
en karanlık noktasına.
Gel suların altından
bulutların ötesinden,
yanlışlardan yaratılmışcasına
hedefini şaşırarak gel biraz da.

Aşk uzaklarda
ıssız bir adada
uyuyordur belki
gecenin lacivert kollarında.

Ve aldatma,
doğmamış bir çocuğun
olanca gücüyle
devinse de ruhumuzda,
lâvlar altında kalsa
verilmiş sözlerimiz,
gök ve denizin
gizemiyle birleşelim
biz,
son rengine bürünerek
küllerimizin.

Sabahı hiç görmemiş
ve ayağımız
karaya basmamışçasına daha,
bir pusula kadar kıpırtısız
durup direnelim
sevgilim,
eski deyimle
hayatın akışına.

Melisa Gürpınar
-ADA ŞİİRLERİ-

 

(C) Aleetet

Kaybolmak Arzusu – Fazıl Hüsnü Dağlarca

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA KAYBOLMAK ARZUSU
Kaybolmak isterim şehirler arkasında,
Sesten gölgeden arzulardan uzak.
Alnımda bir söz dalgası gibi şafak
Kaybolmak isterim şehirler arkasında.

Kaybolmak isterim, kaybolan yıllarım gibi;
İçimde tabiattan üstün beyaz güller.
Düşüncem Tanrı’nın hayallerinden eski,
Silinir bütün bildiklerim önümden birer birer.

Kâinat anam benim, anamı kaybetmek isterim;
Anlamadan duyan bir çocuk gibi ağlaya ağlaya.
Gönlümü, düşüncemi bırakıyorum dünyaya;
Bir kaybolmuş ülkenin kokusudur çiçeklerim.

Kaybolmak isterim şehirler arkasında,
Bir manâlar dünyasında dağılmak istiyor başım,
Kaybolmak isterim bir yalnızlık noktasında,
Ki bir yalnızlık noktası yanımda yürüyen arkadaşım.

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-Dört Kanatlı Kuş-

Fazıl Hüsnü Dağlarca,(26 Ağustos 1914 – 15 Ekim 2008) Anısına saygıyla.

FAZIL HÜSNÜ

KAÇAK – Fazıl Hüsnü Dağlarca

Ben kaçtım yurdumdan bütün özgürlüğümle
Yurt sevgisizliğinin dışındayım.

Bütün evlerde uyurken
Bütün evler dışındayım.

Kocaman ağızları küçücük ellerinde
Çirkin yalanlarının dışındayım.

Kaçtım Kafdağı’na dek
Cücelerin cüceliklerinin dışındayım.

Öyle tiksinmişim ki
Su içse yöneticiler su dışındayım.

Kaçmışlığımı anlayamaz köle olan
Sömürü dışındayım.

Bir bayrak gibi gökyüzündeyim işte
Daha daha… Gökyüzünün dışındayım.

Kaçtım gittim ben artık
Yurt içindeyim ya devlet sınırları dışındayım.

Fazıl Hüsnü Dağlarca
-Dört Kanatlı Kuş-