1 Ekim 1945 – Nazım Hikmet

nazım hikmet 1 ekim 2945

Dağın üstünde :
akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var dağın üstünde.
Bugün de :
sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti bugün de
Birazdan açar
kırmızı kırmızı :
gecesefaları birazdan açar kırmızı kırmızı.
Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar
vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı…

Nazım Hikmet
-Piraye için yazılmış
Saat 21-22 Şiirleri-

SELÂM – Ahmet Muhip Dıranas

Ahmet Muhip Dıranas SELÂM

Uçuyor, duran bir ânın havasında
Işıktan kuşları bir akşam seherinin;
Gündüzün geceyle buluşan noktasında
Yaklaşıyor musikîsi eteklerinin.

Ve sanki ufkuma baştanbaşa gül rengi
Kanatlarını açmada bir altın devir.
Başlıyor ömrün ve ölümün güzelliği,
Söyleyecek şimdi zaferlerini şiir;

Selâm, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden
Selâm, senelerce, senelerce evvele,
Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
En sevgiliye, en iyiye, en güzele.

Geçmiş bir zamanı kalbim bulmak üzredir,
Tamamlanacaktır yarım kalmış rüyalar;
Ey hafıza! cömert memenden beni emzir,
Zengin renklerini ufkuma dök, ey bahar!

Uzattığımız bu tası dolduracak mı
Yine bol sularla akarak o çeşmeler?
Yoksa, hiç bulunmayacak kadar uzak mı
Dudakları öpüşlerle dolu geceler?

Ey pembe akşamların karasevdaları!
Güzelliklerine doyulmamış zamanlar!
Ergen yastığının ateşten rüyaları!
Ey, saf kalbimizde doğmuş ve ölmüş anlar!..

Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
En güzele, en iyiye, en sevgiliye
Selâm, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden,
Selâm, senelerce, senelerce öteye…

Ahmet Muhip Dıranas
-Selâm/Bütün Şiirleri-

KALİNO – Ahmet Uysal

AHMET UYSAL KALİNO

suyun öte yakasından gelir,
daha da uzak, rodop’lardan:
kalino ezgisi pomakların…
balkan kanı karıştırır
kanıma tutkulu gaydacılar.

zulya kamalova ulaştırır
unutulmuş akrabaların sesini,
kostas sideris’in uduna.
ürpertisi kalır yağmurun
dağ geçeneklerinde.

ayde mori oralara, arda’lara
gidiyoruz ağıtlarımızla,
“kırmızı gül her dem olmaz”
yıldızların altında çobanlar
merhem olsun yaralarımıza.

bir daha göremem diye,
ağla sen dobruca’lım ah ağla,
deli ormanlar hiç unutulmasın,
kederli gözlerinde bulutlar
başından sevdayı almasınlar:

kalinolar yaksın dudağını!

Ahmet Uysal
-Eylül Ebruları-

Görsel: Rodop Dağları

öğrendim – Neriman Calap

NERİMAN CALAP ÖĞRENDİM

~babama~

çekildikçe denizler yüreğimden
gün bulutlara dolandı
kapattık açılan ayracı.

-uzalıktı özlemdi ölümün adı
öğrendim doldukça avuçlarıma eylül
yıkıldı gölgesine sığındığım kayalar-

bülbülan yaylasında at koşturan delikanlı
uykularıma doluyorsun yılları omuzlayıp
sırlarımı paylaşan bir fotoğraftasın
kapanmayan bir boşluk kuşattıkça yaşamı
yangın yeri yüreğimiz/kollarımız dal kırığı.

devran değişiyor baba/iklimler
belirsizliği yokluyoruz el yordamı
bir ırmağın yüreğine ses olmak istedikçe
sevgi diye sarardık ibrişim yumakları
yorgun bir kuş gibiyim/tutulmuşum yağmura
günlerin koşuşuna bakıyorum şaşarak.

Neriman Calap
-rüzgâr kanatlıydı gece-