ELLERİ BAYRAM – Aslı Durak

ASLI DURAK ELLERİ BAYRAM

çiçeklerle gelir kibar hırsız yaz
çalar gider acılarımızı

usulca yaşlanır
analardan kızlarına kalan sabır
özlemler eskir sandıklarda
Bursa ipeklisi çarşaflar
gelinlik hamam havluları
siyah beyaz filmlerden kaçmış veremli kızlar
dilsiz aşklar
beyaz mendillerde kan çiçekleri

ansızın kapı açılsa oda sevinir
öper halılar adım seslerini

geç saatlerde
saklanırız karanlığımıza
bir gülümseme gelir
çizer gözlerimize resmini

bayramlık mendiller babaannem kokar
içinde lokumla badem şekeri birbirini öper
çocukluğum sevinir

babaannem elleri bayram

şimdi
şimdi mendiller kağıttan

Aslı Durak
-Aslı Gibidir-

GÖLGESİ YALNIZLIĞIN – Refik Durbaş

REFİK DURBAŞ
Orada bekliyordu her sabah
dudaklarında bir sigara
yüreğinde “sanal” heyecanlar
gecikmiş ev kirası ile…
Bir önceki geceye
kilitlediği yalnızlığı
sabahın kapısı önünde
unuttuğu düşleri
iki banka kartı arasında
sıkışıp kalmış
yeşil suratlı elli bin lirası
kirpiklerinin ucuna
astığı hüznü ile…

Orada bekliyordu her sabah

Yüzleri, karanlığın şehvetiyle
aydınlanmış kızlar geçiyordu

Ve okula giden çocuklar
kibrit kutusu minibüslerde

Çocukluğunu düşünüyordu

Bir düş, düşüş olan hayatını…

Refik Durbaş
-Hatıram Olsun 1-

PARA – Murathan Mungan

BURSA GÖLYAZI 3

alt-kültür para ettikçe
çıkar yeryüzüne
çelişkiler erdemle kırbaçlanır
sistemin gereklerine
satılabilir her gerçek
bir uzlaşma zemininde
taban oluşturdukça
pazar da oluşturur
zamanla markalaşan fikirler
eklenirler karşı çıktıkları gerçekliğe

sistemleştikçe

kan dolaşımı nedir
dolaşımdaki değerlerin
çok kullanıldıkları için
içeriği yiter mi kimi
kavramların, sözcüklerin
“sömürü” gibi, “sermaye” gibi
mutasyonu uğramış virüsler
gibi yeniden gövdelerken kendini

var olma süreci aynı zamanda
metalaşma sürecidir
fosforla okundukça

ne kadar gündelik
ne kadar gözönünde de olsa
para bütünüyle anlaşılmaz bir şeydir

para kimsenin geleceği değildir
para geçmiştir, yalnızca geçmiş
tükettikçe geçmiş olan şimdiki zaman
varmaya çalıştığımız hedeften
bizi hep geriye savuran
uğruna harcadığımız
bütün bir geçmiştir para

asla parayla satın alınamayan

sabit denklem

para = uğruna vazgeçtiğimiz toplam zaman

Murathan Mungan
-Elli Parça-

tohum – Aslı Durak

ASLI DURAK TOHUM

seni düşündüğüm zaman
çözülür en kör düğüm
geri çekilir savaş çığlıkları
göç eden umut geri döner
öper kan kırmızı çocukları

kalbimde çıngırak sesleri
zamanda çocukluğa uzanan bir kayma
mekanda ışıklı rüzgârla sevişen perde
dışarıda karanlığı avutan kar

seni düşündüğüm zaman
havvanın elinden düşer elma
masumiyet ülkesine saklanır yılan
açılır toprağın bile unuttuğu tohum
kapanır tapulu bir aşkın dudaklarıyla mühürlü sayfa

Aslı Durak
-SIR-

 

UNUTULAN – Ahmet Telli

AHMET TELLİ UNUTULAN

Meşe ve incir ağaçlarının orda
pırıl pırıl akıyor soğuk bir su
güneşin ve toprağın kokusu
hareleniyor ışıltılarla

Git otur suyun başına
ve çıkar kıl heybenden
kekik kokulu peynirle
bir dilim kara ekmeği

Meşe ve incir ağaçlarının
ürperen dallarına bak
Aşktır böyle güzelleştiren
doğayı, yaşamı ve seni

İstersen bir türkü tuttur
ve kalkıp yeniden başla
günün gecikmiş işlerine
yaşam ertelenemez çünkü

Alnında tomurcuklanan ter
bırak yaksın göz kapaklarını
ve bir top alev gibi
yalayıp geçsin yanağını

Akşama doğru yeniden
ovaya ve göğe bakacaksın
işte o an yüreğinde
küçük bir kıpırtı olacak

Unuttuğun bir şey vardı
kapını çalıyor şimdi o
ve daha gün devrilmeden
patlatıyor tomurcuğunu
yüreğinin kıvrımlarında

Ahmet Telli
-Saklı Kalan-