ÇIĞLIKLAR İÇİNDE – Şerif Temurtaş

ŞERİF TEMURTAŞ ÇIĞLIKLAR İÇİNDE

güneşi gördüm
seher vakti bir zamandı
yılkıya bırakılmış atlar gibi
öyle garip kimsesiz yurdum

hayata katlanmak bir intihardır tek başına
yaşamak bunca zorken ortadoğuda

insanım işte düşler kurarım
güllük gülistanlık olsun diye
küçük mutluluklar çalarım sokaklardan
kaçarım da kaçarım

gittiğim patikalara çakıl dökerim
sincaplar iz bıraksın diye

eylül sürgünü bir yaşamdan
düşüncelere dalarım geceler boyu
oysa ne çok uzak şimdi çocukluğum
bin yıl sürse de acılarım
yanarım da yanarım

Şerif Temurtaş
-Akatalpa Eylül 2016-

GÜZ FOTOĞRAFLARI – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN GÜZ FOTOĞRAFLARI

Bir yerlerde sürgit yapılan bir şeyler
Kımıldamaktadır
Bitenleri vardır, durur orda, olduğu yerde
Çekilmeyi bekler ya da resimlenmeyi
Öyle sanılır
Güzün bir yanında o çini soba
Kendini kaçıran mavileriyle
Öte yanı yağmur
Bitmiş ve fotoğrafı çekilmiş bir kuzineyse
Kış mutfağında
Hiç de sessizce durmuyordur
Çünkü açık pencereden girmiş
Girmeyle birlikte kendini
Duvardan duvara çarpan
Birçok dövme kuşu izliyordur
Kanatları gagaları kan revan

Bir de seni seviyorum fotoğrafı
Neden sen yoksun içinde unutmuşum bunu
Atmışsın kendini çerçeveden dışarı
Kurşun gibi ağıp göklerimize
Süssüz ve katkısız kendin olarak
Dönüyorsun
Yaşıyor böylece seni seviyorum fotoğrafı

Akşamlar serindi üşürdük, değil de
Öteki
Onun ardındaki
Kırığım ve yaşlıyım nasıl onarsam kendimi
Bir de saklanmak var kırılan yerlerden içeri
Yırtarım, görmesinler

Ne yapsam onmuyor ne yapsam
iyi çıkmıyor kendiminki

Gülten Akın
-Deli Kızın Türküsü-

GÜNE DOĞRU – Süreyya Berfe

GÜNE DOĞRU SÜREYYA BERFE
Ay alkol kokulu yatağıma giriyordu
Kıskanç bir kelebekti yüzü kaçtı elimden
Yaşlı bir memur olan güneş geldi
Gece bir kertenkele oldu kaçtı elimden

Şehri bekleyen bulut beni bekleyen gelin
Kuşan yumuşak beline geceyi günü unut
Yarın yine gel otur derin sedirine
Islatsın dağ başını beyaz göz yaşın

Ben gidiyorum yıldızları unutma
Otobüsler geçiyor şehir bağırıyor
Sar sen onu geniş işlemeli duvağınla
Şimdi bana güneşin harmanında rastlanır

Süreyya Berfe
-Kalfa-

 

GİRİT’TEN BİR MUBADİL – Cevat Çapan

CEVAT ÇAPAN GİRİTTEM BİR MUBADİL

Denizin kıyısındaki
o ahşap ev yıkılmadan,
taşlığında acı suyunu
kova kova çekip
taracaya döken yorgun ihtiyar
Girit’ten getirdiği kitaplarını
kiloyla eskiciye satmadan,
teneke kutularda karanfil yetiştirir,
nargilesini fokurdatırdı denize karşı.
Deniz, yumuşak dalgalarla,
sallar, uyuturdu evi.
Evdeki öksüz kızlarını düşünürdü adam,
kim bilir kimlerle evlenip
nerelere gideceklerini.
Arada bir gemi geçip giderdi
uzaktan
uzaklara.

Cevat Çapan
-Bana Düşlerini Anlat-

RÜZGÂRGÜLÜ – Ahmet Kutsi Tecer

AHMET KUTSİ TECER RÜZGARGÜLÜ

Her yandan duyarım bir gül kokusu,
Meltemle dağıtır uzak bahçeler.
Günbatısı, poyraz ve gündoğusu
Cenup rüzgârları ruhumu çeler.

Bilmem ki nerede bu gizli bahar?
Nereden bu ıtrı alıyor rüzgâr?
İklimler dışında bir iklim mi var?
Ne fecir bir şey der, ne şafak söyler.

Gün olur çağırır beni her ufuk,
Sevdalar eline başlar yolculuk,
Elinde bir rüzgârgülü, bir çocuk,
Durmadan yüzüme bakarak üfler.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-

Şiir,VIII – Ahmet Erhan

AHMET ERHAN ŞİİR VIII by C. Wigg

Seni, gülüşü gül olup da açan kız
Uzandığım her kapıda yüzümü saran esinti
Seni, yürüyüşü yağmur, kokusu nergis
Seni, turuncu düş, seni deniz mavisi…

Eksik kalmış tek sözcüğü uzun bir şiirin
Bir dalın açmamış o son tomurcuğu
Yüreğime, selamsız sabahsız girdiğin
Belli, geçerek o dikensiz yolu

Seni, yaz günleri topraktan tüten buğu
O bir anlık, bir solukluk yağmurlardan sonra
Seni, sevincin yangını, acının külü
Gittin artık, bu şiirler kaldı bana

Gittin artık, ardında mavi bir tütsü
Saçarak, geniş ufuklarından sonsuzluğun
Ey kara sevdalarımın göçmen kuşu
Diyemem istesem de, seni unuttum…

Ahmet Erhan
-Deniz Kızı İçin Şiirler/
Sevda Şiirleri-

Görsel: C. Wigg..