doğunun diyalektiği – Hilmi Yavuz

HİLMİ YAVUZ DOĞUNUN DİYALEKTİĞİ

su şafağa dönüşür ve güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak

günün yaşmağını örtünür ve bir tekke nefesi
gibi usulca açılır toprak
sesin kendini güle
ve gülün kendini sessizliğe dönüştürmesi
gibi kendi kendini yağmalayarak
odur şafağı dönüştüren ölüme

bu yağma sanki yıkık hanların
beyazından baç alınan erguvanların
üzerinde bir dağ, örneğin nurhak
olup geçmiştir
ölüm hangi denizleri gezmiştir
bilinir ama mutlak
bir büyük hasrete kolan vurarak
çıkar kalbimin önüne

bir doğudur ki o. gülerken bile bozlak
hep susmuş, evet, ve nasıl ki sevdayı
gök ekinler gibi tırpanlayarak
yeni sevdalar üretmiş, ve susmak
yeniden gök ekinler gövertmiş
gövertecek de,
gurbeti sılaya bağlayarak

su şafağa dönüşür ve güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak

Hilmi Yavuz
-Doğu Şiirleri-

 

TASVİR – Erdal Alova

ERDAŞ ALOVA TASVİR

Gülüşün bir travertendir gecede açan
Derdini söyleyen denizi
Sevincin diline çevirmesidir taşların

Ellerin
Bir çocuğun yonttuğu daldır
Çok uzak dağlarda
On aynadır tırnakların
Taşların sesini yansıtan

Yürüyüşün kaçışındır senin
Duyulmaz bir göktürültüsünden

Durmadan değişen bir haritadır karnın

Sesin bir çıngıraktır
Evinin yolunu yitirmiş
Çocuğu çağıran

Fenerleri hiç sönmeyen bir teknedir ayakların
Sonsuz bir uykuda yüzen

Bir mağaranın kapılarıdır dudakların
Bütün ışıklara açılıp
Aklın sesiyle kapanan

Erdal Alova
-Sözcükler D. Mart-Nisan 2009-

İRFAN KIZIMA MEKTUB – Nazım Hikmet

Nazım Hikmet’in bugüne dek yayımlanan şiir kitaplarında yer almayan
“İrfan Kızıma Mektub” adlı şiiri Kemal Tahir’in ilk eşi Fatma İrfan’a yazılmıştır.

1938 yılında Nazım Hikmet’le birlikte tutuklananlardan bir de Kemal Tahir’dir.
Aynı davada Nazım Hikmet, toplam 28 yıl 4 ay, Kemal Tahir ise 15 yıl hapse hüküm giymiştir.

Bu ağır hapis cezalraına hüküm giyenlerin çoğu eşlerinden ayrılma yolunu seçmişlerdir.

Kemal Tahirle, 1933’te evlendiği Fatma İrfan hanım da bu olaylar sırasında boşanmıştır.

Nazım Hikmet’in Fatma İrfan’a yazdığı mektup bu ayrılma olayına ilişkindir.

Mektubun altında Kemal Tahir’in eski yazısıyla şu notu yer almaktadır:

Anlayana sivrisinek saz
Anlamayana davul zurna az
Bu da benden
Seni çok seven
Kemal Tahir

****

İRFAN KIZIMA MEKTUB – Nazım Hikmet

İki dizinin üstüne düşmüşsün kızım
yüreğin avuçlarının içindedir
ve ona korkuyla eğilen başın
kocaman ve karanlık bir çiçek biçimindedir.
Yüreğin erdi:
etin ermedi daha.
Yüreğin bir yeşil mücevherdi
yontuldu kıldan ince kalemtıraşlarla.
Fakat henüz
gençtir etin
hamdır;
bir meyus ifrite uyup
isyan edebilir
ve yalnız nefsi nefisini mihnetzede sayıp
felekte
başını alıp dağlara gidebilir.

Etin gençtir kızım
hamdır
ve ben o insanla – ki
senin etinde yüreğinde saltanat süren adamdır –
konuşup bu bahsi kaç akşamdır
bir mühim
karara geldim:
“Mektebte arka sokakların çocukları vardır,
Onlar senin yüzüne
küçük çıplak ayaklarıyla bakmaktalardır,
Sona ermek üzredir onların kederi.
Senin onlara bağlanacaktır kaderin.”

Kararım bu kadardır.
Selâm Niğdeye bizden
bakir insanlarına ve toprağına selam.
Ablan ve ben
kara gözlerinden
öperiz kızım…

Nazım…

-Sözcükler D. Mart-Nisan 2009-

 

ZAMAN FİLİZLENSİN – Aydın Boysan

AYDIN BOYSAN ZAMAN FİLİZLENSİN

Zaman yakalanmalı
Ele avuca gelmeli
Geçip gitmemeli
Kaçıp yitmemeli

Bir bakarsın var
Bir bakarsın yok
Hem var hem yok

Olur mu öyle?

Ey zaman!
Sen de dost davran
Korkutma geçip gidersen

Sen de kendini üret
Önce kök sal
Sonra filizlen

Filizlen ki
Gelecek zamanlar çiçeklensin

Umut bu yol
Yüreğimde filizlensin
Filiz de yüreklensin

Hem de minnacık filiz

Aydın Boysan
-Sözcükler D. Mart-Nisan 2007-