ŞİMDİ BİZ – Turgut Uyar

TURGUT UYAR ŞİMDİ BİZ

şimdi biz sımsıkı bir dönemdeyiz
doğrusu hak etmiştik bunu denebilir
ama hiç kimse inciri durduramaz
o her zaman büyür ve tadla yenir
ve örneğin kara kuru bir adam
göklere bakabilir durmadan
keza bir akasya göklere doğru büyür
gece gündüz ayırmadan
örneğin yaşınız kaç der birisi
yani kaç yaşındasınız demek ister
siz göğe bakarsınız o kadar

sonsuzluk başlamıştır artık
eski bahçelerde
durgunluk değildir ki sonsuzluk
eski bahçelerde
erikler ve baldıranlar arasında
ahşap bile olsa bir evde
birbirleriyle dövüşürken yer örümcekleri
pershinglerle SS-20’ler gibi

biri bir camı açar birden haykırır
sen de varsın ey hayat
tıpkı ölüm gibi

Turgut Uyar
-Dün Yok Mu-

Bin Kılıkta – Oktay Rifat

gelin canlar

OKTAY RİFAT BİN KILIKTA
Bin kılıkta dolaşır o, bin yüzle büyür,
Kuşla uçar gökte, akçıl bulutla geçer,
Başak tutar mayısla, öter bir avaza
Cırcır böcekleriyle güneşli ovada,
Bir makasla biçer de Zaman’ı, morumsu
Gündüzler, yeşilimsi akşamlar dikinir.
Denizden havaya, sevdadan düşlere dek
Açılmaz, kurcalanmaz ne varsa, içinde.
Surların taşlarında biten ot ve incir,
Rüzgârlı Osmanlı çayırları ve şebboy,
Kırık yazıt, selvili çeşme, kiralık ev
Onun sultanlığında serpilir ve ölür.
Duman gibi sinsi, masal tilkisi kadar
Kurnaz, öylesine güzel ki akıl durur.
 
Oktay Rifat
-Rüzgârlı-

View original post

AYAZMA – Ahmet Erhan

AHMET ERHAN AYAZMA

Suya hasret günlerime ekledim seni
Alnında bir ayazmayla gezinen kadın
Yalnızlığıma, sigarasızlığıma, işte ona
Sakladım, o hüznü, o acıyı, bir de kederi
Ve bütün kötülüklerimi sana
Çünkü sen geceyarısı doğan güneşimdin
Yerin dibinden buldum çıkardım yedi kat
Kirliydin, pasaklıydın, sarsaktın
Durup bir de kendime baktım-tencere kapak
Bir ıslık gibi girdin de hayatıma

Ölümüne sevdim, ölümüme sakladım seni.

Ahmet Erhan
-Sözcükler D,
Mayıs-Haziran 2008-

DUYGUSAL EĞİTİM – Cevat Çapan

CEVAT ÇAPAN DUYGUSAL EĞİTİM

Arpacı kumrusu bir düşünür
Tünemiş kısırdöngüsüne azgelişmişliğin,
Kim bilir Batılılaşmanın nerelerinde,
Bulantıyla bunaltı çıkmazına sığınır.

Boğarak coşkusunu her akşam bulutlu rakılarda,
Aşamaz yıkılan surlarını Bizans’ın;
İçinin biriken karanlığında el yordamıyla
Dizlerinde geyikler gezinen ozanlara özenir.

Cevat Çapan
-Dön Güvercin Dön-

Görsel: Iris Scottby..

MAVİ GEZİ – Bedri Rahmi Eyüboğlu

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU MAVİ GEZİ

Mavi gezi bir ağaçtır
Dalları deniz.
Mavi gezi bir bahçedir
Gülleri deniz.
Mavi gezi bir gelindir
Telleri deniz.
Mavi gezi bir beşiktir
Bebeği deniz.
Bebeğimin:
gözleri deniz
elleri deniz
dişleri deniz.
Mavi gezi bir rüyadır
görülmemiş.
Mavi gezi bir cennettir
ellenmemiş
dillenmemiş.
Mavi gezi bir masaldır
söylenmemiş
yazılmamış
çizilmemiş.

Mavi gezi bir mavidir, adı yok.
Ağam sensiz bu mavinin tadı yok.
Ağlamak yok, sızlamak yok mavi var
Dünya boyunca yürek dolusu
İman boyunca Allah dolusu
Otur çakıllarını boya mavi yavrusu
Hey betine bereketine, kalınlığına
Etine buduna kurban olduğum, dibi görünen su.
Bir kızım olursa adı DURUSU.

Bedri Rahmi Eyüboğlu
1973
-Dol Karabakır Dol-

ÖMRÜ KISA KELEBEKLER – Kemal Özer

KEMAL ÖZER ÖMRÜ KISA KELEBEKLER

Herkes unutmuş olsa bile
sen tutuyorsun ya aklında
yıllar geçti diye aradan
susacak değilsin ey ozan

Gördüysen kısacık bir ömre
neler sığdırdığını onların
dökülmüş yapraklar değil
birer ışkındı diyeceksin her biri

Uçup gitmelerinden önce
ışıktan bir iz kaldıysa boşlukta
iz sürenlerin yolunu
ulaştırmak içindi bir gövdeye

Kiminin gülüşünden bir kıvrım
kiminin günlüğünden bir satır
kiminin de bir ürperti o gövde
sevdayı yeni tanımış yüreğinden

Gördüysen her şiirin bir ömrü
daha derin kazıdığını bir belleğe
yeniden çıkacaktır susanlar
konuşan ağızlarda bir yürüyüşe

Kemal Özer/Yangın Şiirleri
-Sözcükler D,
Mayıs-Haziran 2008-