NİLÜFER – Ahmet Kutsi Tecer

NİLÜFER ÇAYI MİSİ AHMET KUTSİ TECER NİLÜFER

Ovaya ilkbahar çiçek serperken,
Her yıl tazelenen, taşan bir keder,
Üzgün Nilüfer’in derinlerinden
Bir titrek, hüzünlü sesle inilder.

Ne için bu güzel mevsimde Keşiş*
Dalgındır ve sular neden ürpermiş?
O zaman ırmaktan gelen inleyiş,
“Koynumda sarışın bir yâr gizli” der,

Mazinin yâdıyla artıp hüzünü,
Ne zaman kaplarsa suyun yüzünü,
Nilüfer, bir insan üzüntüsünü
Bir çiçek halinde suya meczeder.

Ahmet Kutsi Tecer
-Bütün Şiirleri-
* Uludağ’ın eski adı…

Kalıt – Ahmet Erhan

AHMET ERHAN KALIT

Acım, beni bir gün, beni bir gün boğabilir
Kalırsa bir çığlık benden kardeşler
Koruyun, saklayın onu ne olur.

Her insanın kendince bir tarihi vardır
Bir seyir defteri, ağaca atılan çentik belki
Hani bir gün dönülür de bir şeyler anımsanır.

Kimsesizim, dalsızım, duraksızım şimdi
Yaşamla aramda çözülmedik ne kaldı?
Bütün köprüler atılmış, yollar yokluğa çıkmıştır.

Yaralarımı sağaltacak söz nerde?
Bazı kitapların altı çizili yerlerinde mi?
Şimdi her çizgiye bir kan yolu yürümüştür.

Tanımlara sığmayan sözlerim varsa da
Bir gün, kendini deşen hançerden öte
Bir şey olmadığım nasılsa anlaşılır.

Şaire ölmek yaraşır, filiz sürerken şiirleri
Tufanların alıp götürdüğü bu toprakta bitek
Birkaç sözcük mutlak kalacaktır.

Acım, beni bir gün, beni bir gün boğabilir
Kalırsa bir çığlık benden kardeşler
Koruyun, saklayın onu ne olur…

Ahmet Erhan
1982
-Kalıt-

ARILAR – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET ARILAR

İri bal damlaları gibi arılar,
arılar asmaları taşıyorlar güneşe,
gençliğimden uçup geldiler,
bu elmalar da ordan
bu ağır elmalar,
bu altın tozlu yol,
bu ak çakıllar dere boyunda,
türkülere inanışım, hasetsizliğim
bu bulutsuz gün de ordan
bu mavi gün,
çırılçıplak, sıcacık, sırtüstü yatan deniz
bu hasret
ve aydınlık dişleri bu kalın dudaklı ağzın
bu Kafkasya köyüne arıların ayağında
iri bal damlaları gibi
geldiler gençliğimden,
bir yerlerde unuttuğum gençliğimden,
bir yerlerde doyamadan.

Nazım Hikmet
13 Eylül 1958
Arhipo Osipovka
-Yeni Şiirler-

Gerçek – Ahmet Muhip Dıranas

AHMET MUHİP DIRANAS GERÇEK

Uyandığı zaman gökte yıldızlar
İnsan düşünür: belki de Allah var!
Tanrısal bir öpüştür söken şafak.

Ne hoştur insanın bir gül açası,
Koşan göklerde kuş gibi uçası,
Bulutlarla yağmur olup ağlamak.

Gitmek, sona ermeden… bir zamanda…
Başıboş bir tekne gibi ummanda;
Fırtınalarda ne yelken, ne bayrak.

Fakat beni sen uyandır, ey zekâ!
Bak, işte önümde her günkü çorba,
Ekmek, kaşık ve kâsesiyle bu aşk.

Sarhoş eden, davet eden bu olum
İçinde ben salt bir ademoğluyum,
Korkan, ölüsünü hatırlayarak.

Ey, ışığın boşandığı gerçek düş!
Bütün zamanı kucaklayan öpüş ;
Yaşamak… eken insan, veren toprak.

Ahmet Muhip Dıranas
-Şiirler-