Bir ülke, bir nehir ve göller üzerine – Ingeborg Bachmann

INGEBORG BACHMANN

I.
Korkmayı öğrenmek istediği için ülkeyi,
nehri ve gölleri bırakıp giden birinin,
izlerini, ve de nefesinin, Tanrı isterse, rüzgârla
dağılacak bulutlarını saymaktayım şimdi.

Say ve tut belleğinde – benzeyecekler çünkü çoklarına.
Yazgılar da benzer, sonsuz yolculuklar da.
Ama sonradan öğrendi ki, kuzuların otladığı yerlerde,
kurtlar önceden beklerler hep, karanlık bakışlarla.

Daha sürüklenip acı çekmezden önce öğrendi
payına düşen dalganın gözden çıkarılmış olduğunu;
yükseldi dalgası denizde ve salladı, burcunun
bir peçenin ardından izlediği beşiğini.

O ise salladı ve ezdi sağır fındıkları,
daha sert bir tonda seslendi ıstakozlara,
ve Pazarlar, tatlı bir çan sesinden fazlasıydı-
Yitirdiği her gün, onun için Pazardı.

Çekti arabayı gevşemiş raylardan,
hafif tekerlerin yardımı da yoktu,
sürdü ilk taş atımıyla yüzeyleri kırışan göllere,
suların yankılandırığı çığlığın eşliğinde.

Gelgelelim çaresizlikten sığındığında geceye,
yedi taştan yedi ekmek doğdu;
o, daltı tatlı kokulara ve kırıntılar serpti
giderken, her şeylerini yitirmişlere.

Hatırla! Çok iyi bilmektesin artık:
her kim ki sadıktır, yuvasına kavuşur ilk ışıklarla.
Ey ertelenmiş , ey bize bırakılmış zaman!
Görkemli duygulara sardı beni, unuttuğum ne varsa.

Ingeborg Bachmann
-3 Büyük Ayı’ya Çağrı/Toplu Şiirleri-

Çeviri: Ahmet Cemal

2 Ekim 1945 – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET 2 EKİM 1945

Rüzgâr akar gider,
aynı kiraz dalı bir kere bile sallanmaz aynı rüzgârla.
Ağaçta kuşlar cıvıldaşır:
kanatlar uçmak ister.
Kapı kapalı:
zorlayıp açmak ister.
Ben seni isterim:
senin gibi güzel,
dost
ve sevgili olsun hayat…
Biliyorum henüz bitmedi
sefaletin ziyafeti…
Bitecek fakat…

Nazım Hikmet
-Piraye İçin Yazılmış:
Saat 21-22 Şiirleri-