kimse – Zeynep Uzunbay

ZEYNEP UZUNBAY KİMSE

pencereden uzun uzun
ışıklara neler neler
bak yine şımaracak gece
gidip kokucuklar alayım
çocukların boynundan
sözcük atlatırım biraz da
kirpiğimin üstünden
çarşaf çarşı nar
ne ilgisi var
karışma
var ki geliyor aklıma
öf ne rezil ne ayıp şey
dakka mı tutulurmuş aşka
kalkıp dolanayım bari
biraz sabır tuzu katayım
içimin tatlı suyuna
bi gelirsem yerim hecelerinizi
sizi salkımsözcükler sizi
hoplayın zıplayın
oh saçılın haneme
süpür şuralarıymış
sen de gelme efendim
gelmezsen gelme
kuş uykusunda kuşmuşum
düşüvermiş kanadımdaki name
bir telek koparayım bari göğsümden
olmadı sulara yazarım
yazıp sokarım zamandaki deliğe
konu dışıymış, sevsinler
biraz yere vursunmuş kanatlarım
neymiş o çırpınıp süzülmeler
ay ay, kimsem kılığına girmiş de
konuşup duruyor dikenler

Zeynep Uzunbay
-Kim’e-

İKİ RÜYADA BÜYÜMEK – Bejan Matur

BEJAN MATUR İKİ RÜYADA BÜYÜMEK

Sen uykudan söz ederken
İki rüyada büyümüş biri gibi
Kalbim bölünüyor.
Duvara yansıyan ışığın
Yaptığı kelimeler,
O kelimeler
Uykuda geldiği için belki de
Hâlâ dönüyorlar etrafımda
Bana dağları anlatıyorlar
İnanmanın kanıyla ayakta duran
Dağları.

Çünkü bir sabahtır sonunda
Bizi uyandıracak olan.
Elimizden alınmış dünya ve doğumla
Bir dağ yolunda ilerlerken sen
Bacası tüten bir ev
Sulardan geçip gitmekte olan renk
Anlatmaz yine de
Olanı
Bize konuşanı
Kimdir?

Çünkü tarih açmıştır yaraları bir kez
Öfkenin başladığı kabuklar
İncelmiştir çoktan.

Artık yalnızca sese sığınıyoruz
Işıklı geceye.
Kime gideceğiz,
Hangi sözle anlatacağız acıyı,
Hangi dilde bağışlanmayı dileyeceğiz?
Bize saf bir başlangıç gerekli
Kelimelerin gün doğumunda
Ruha bağlandığı bir başlangıç.
Bize bir yuvanın şefkati gerekli,
Kıyısından geçerken bacası tüten bir ev ki
Affetmenin toprağında
Sığınılacak bir yurt zannedip
Susalım
Susalım.

Bejan Matur
-son dağ-

Penceresiz – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ PENCERESİZ

Pencere kenarına oturmuyorum artık
içimde buzul bir koridor

Aşkaçarım da kırık / Hangi durakta insem
hayat beni karşılamıyor

Geçip gidiyoruz sevda boylarını sessiz
Kaptan rotasından saklanıyor

Gece seferlerine kayıtlıyım bundan böyle
gündüze değdikçe biletim yanıyor

Ah, ipek molasından tanıdığım şarkıların
kılı bile kıpırdamıyor

Düşeceğimi söyledim ya uçuruma
kül ve huzur birbirini yiyor

Ahmet Günbaş
-Islık Burcu-