YIRTIK YOL – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ YIRTIK YOL

Yok, ayrılığın bile tadı yok
özlediğiyle kalıyor insan
Kavuşmalar uzak mı uzak
gölgeler yetişmiyor erimine
Dünyanın şangırtısına can dayanmıyor
Karton hayatlar meselinde
herkes bildiğini okuyor ölümüne
Sussak mı hevesimizi n’apsak
Üstüne üstlük kan damlatıyor
Bu yırtık yol bizi hiçbir yere çıkarmayacak

Bir çiğnenmişlik var aramızda
Hızlageçiyoruzzz kalbimizi
Dağın yankısını da geçtik giderayak
ormanını kuytusunu da..
Aşkla tırmandığımız yokuşlardan
hiç rüzgâr esmiyor anılara
Ah, kimse gül kurutmuyor güvercin uçurtmuyor kimse
Bir tundra ikliminde yapayalnız
kimseler tanımıyor bizi
Sarsak ve tenha!

Eskidendi…
Evcimen gülüşlü bir çocuk
oturur taşlarını sayardı hiç olmazsa
Yar ile yare
ne güzel yakışırdı birbirine
Telleri dolaşık mı dolaşık
sevdası ağır mı ağır
el yazısıyla uğurlardık son yolcuyu
Seyranı da belliydi gurbeti de
dönmeye yatkındı huyu suyu
Yaşayıp giderdik düşbuçuk

Ah, şimdi hangi kapıyı yoklasan
elinde kalır açarı
İçi geçmiş oflarla kıvranır zaman
Kimselere diyemezsin içindeki bıçağı
Desen de keser demesen de
Gölgesi zindan mı zindan
üç beş bulut başucunda oturur
Terk edilmiş okşanma durakları
kent dediğin adım başı küller savurur
Firarı yüzüne gözüne bulaşmış
kasaba eskisi bir umutla oyalan dur!

Hem ne kalır gözlerinden geriye?..
Aşınır şiir uçlarım, fincanımdaki kuşlar ölür
Kimsenin gıkı çıkmazken bu kıyıma
kalbim gürültüyle bir daha bölünür
Keskin dönemeçler de yutulur gecede…

Ahını çatlatan çatlatana!..

Ahmet Günbaş
-Yırtık Yol-