Ada Şiirleri – Melisa Gürpınar

MELİSA GÜRPINAR ADA ŞİİRLERİ 9 ZEYTİN ÇİÇEĞİ

9
Bir kanatlı karınca
aşka doğru mu koşar
deniz kıyısında,
yoksa yedi renkli gözlerinden
ateş saçan
bir kum taneciğinden mi
kaçmaktadır korkuyla?
Düşünüyorum da
kimseler kalmadı artık
dilinden anlayan doğanın
annem de uçup gittikten sonra.

İncecik çığlıklarla
kuru bir dere yatağına bırakıp gövdesini
yaşarcasına ölen
ağustosböceklerinin
aldanışıyla,
nasıl da severdi
kayan yıldızlarla konuşmayı,
sabaha karşı
ay düşerken sulara.

Şimdi uyuyor
serin bir mermerin altında.
Başucundaki
çitlenbik ağacı kadar
yakın ona çocukluğu,
düz kâhküllü yuvarlak yüzü
dün gibi aklında ama,
söz yeşermiyor
karanlıklarda.

Annem ki,
saçları zeytin çiçeği kokan
adalı bir kadındı,
elleri maviye dönüşürdü
atlas bir bohçaya dokunduğunda.
Öylesine hafif ve ipeksiydi ki
gülüşü,
kavak tüyleriyle birlikte
salınarak inmiş
sanırdınız yeryüzüne.
Çoğalıp ekin olmuş,
sonra da savrulmuştu işte
ötelere.

Belki de anlatmaktadır şimdi
düşlerin diliyle,
o ünlü nişan öyküsünü,
ayrıntılı bir biçimde
tespihböceklerine.

Melisa Gürpınar
-Ada Şiirleri-