EN UZUN GECE – Yelda Karataş

YELDA KARATAŞ EN UZUN GECE

kavaklar büyürdü rüzgârın önünde
hep özlenen buğusu bir sabahın
kokusu yeşil göğsünde kuşlar uyur
gözlerine ısırganlar sürse de
bir gülüşe yapraklar havalanır.

kavaklar ağlardı rüzgârın önünde
ölümü sorardı kaç geceye göğsünü açmış bir kadın
taşıdı gençliğini bir su gibi elden ele
bedeli bir yaşamsa gerçeğin
bugün hangi taşta kimin izi bulunur.

kavaklar suskun rüzgârın önünde
şimdi herkesin yüzünde o sevmediğim hüzün
içten bir gülüşün bedeli ne zaman sorulur bir gün
döner umuda yüklediğimiz herşey keder içinde
ama ömrümüz ya en uzun geceyse

Yelda Karataş
-Ürperme-