GÜZ – Neriman Calap

NERİMAN CALAP GÜZ

obasına ulaşamayan aşiret kızı
yitirmiş içine dolan serin dağ rüzgârını
da… salınır durur uçurumunda
sarı çiçek. kırılmış bir mermer gezginin
parmaklarında, dudakları kanar durur.
suskunlukla sızlar.
yüreğinde kocaman bir düşkırıklığı.

neydi yaşamın gerçeği
kendinin doğrusu aykırıydı herkese
büyüktü / bir tanrıya yakışırdı ancak
eski mabette kurban edildi
adağı vardı doğanın yedi rengine
boyadıkça tanrı günlerini siyaha.

yumdu gözlerini. hiç kimse ve artık çok şey
yağmurlara yükledi yaşamın anlamını
ölü bir yaprak dökümüydü
aşkın son günlerine kucak açan güz
kökünden yıkılmış ağaçlar. kuşlar katar katar
karlı bir sabaha doğru yola çıktılar

Neriman Calap
-Damar, Aralık’98-