yine gözlerine öncelik tanıyorum – A.Hicri İzgören

A.HİCRİ İZGÖREN YİNE GÖZLERİNE ÖNCELİK TANIYORUM

Çözüp sedeften düğmelerini
Öpüyorum ak gerdanından
Kıvrak delişmen sözcüklerin
Yorgun bedenimde bir yangın
İşte yine koynundayım
Şiir denen o dilberin

Nasıl anlatsam
Hangisinden başlasam
Ağırlığınca bir tortudur
Gün boyu
çöker
Çakırkeyf kan çanağı
Gözlerine akşamın

Alışılır şey değil
Doğup büyüdüğüm bu kent
Böyle üstüme üstüme
Gerili bir tetik oldu şimdi
Diyarı gurbetteyim sanki
Sürgünde sanıyorum kendimi

Delip delip göğsümü geçiyor günler
Bir emaneti saklar gibi usulden
Gözlerinde bir sözü sürüklüyorum
Bütün kararlara ben ayaktayım
Bana kırılıyor bütün kalemler

Çatlar kahrından dayanmaz bu yürek
Çekemez bunca yükü nasıl anlatsam
Her grizu patlamasında yanıyor etim

Kuşanıp peştemalı
Gireyim menziline diyorum
Patlatayım gün görmemiş sözcüklerimi
Ah

Karşı durulmaz bir sevdadır bu
Öfkemi mayalayıp aşkla inatla
Yine gözlerine öncelik tanıyorum
Ötesine söz kâr etmez
Aslolan ey haldaş olan
Ne dersen de artık sen koy adını
Bütün ayrıntıları not et
Bir tarih düşür anlat içimdeki yangını

A.Hicri İzgören
-Sessizliğin Sağnağı-

Kadınlar Çıkmazı – Ahmet Oktay

Alexandra Levasseur AHMET OKTAY KADINLAR ÇIKMAZI

Yarım bir aşk, yarım bir dudaksın
sıkıntılı ikindi yağmurlarında,
her yeni erkekten sonra daha eksiksin,
tuzlu inciler dolu
kuş uçmaz mavisi gözlerinin.

Işıklara çarpıyorsun sokağa çıksan
şehrin korkusu büyüyor pencerelerde.
Avuntusu yok erkekli yatakların
ne olur gitme
daha kaybolacaksın.

Bir yanın şarkılar
kan tutmaları öbür yanın.
Gülerken iki kadeh arasında
nasıl ağladığın anlatılmıyor.
Ne olur
bu kadar kendine saklanma.

Sen kapalı, mahzun odalarda
kırık oyuncaklara karşı bir çocuk.
Ürperiyorsun denizin çığlıklarını duydukça
dudakların kaskatı öpüldükçe neden?
Kaç ölüm tasarlıyorsun çıkmazında
belli, yoruldun kendini denemekten.

Ahmet Oktay
-söz acıda sınandı-

Görsel : Alexandra Levasseur

SIRLAR GAZELİ – Haydar Ergülen

HAYDAR ERGÜLEN SIRLAR GAZELİ

bir günlük ağacı gibi aşkın doğusundanım
çöl diye geçilen aşk doğudadır
geçseydim, geçilirdim, güler yanardım

Dünya denen dükkanâ neyim yoksa bıraktım
emaneti alan yok dil yarasıdır
sussaydım, sorulurdum, söyler yanardım

şarabın esrarı hani, ben bir han kaldım
köpürmek nafile, alem ruh viranıdır
açılsaydım, kapanırdım, kurur yanardım

dört kapıda bulut olup aynaya kandım
sır tutmayan ayna yüz karasıdır
baksaydım, kırılırdım, düşer yanardım

beni umurundan düşen seni dünyayaya saldım
sohbetinden düşeli daldığım çok ummandır
iptida ağlardım gözlen, şimdi içten yanarım

Haydar Ergülen
-yağmur cemi-