UMUTSUZLUĞUN YEDİ YÜZEYİ – John Berger

JOHN BERGER UMUTSUZLUĞUN YEDİ YÜZEYİ

Bir gün daha sağ kalabilmek için
her sabah
gerekli kırıntıları aramak ve bulmak.

Uyandığında bu yasal sahrada
hak hukuk diye bir şey
olmadığını bilmek.

Geçen yıllar boyunca hiçbir şeyin
iyiye gitmeyip tersine kötüleştiğini
bizzat yaşayarak anlamak.
Nerdeyse hiçbir şeyi değiştirememenin
utancını duymak ve bunun seni
başka bir çıkmaza sürüklemesi.

Seni ve yakınlarını
umursamazca hiçe sayan
binlerce vaadi dinlemek.

Altında kaldıkları toz dumana
boyun eğmeyenlerin örneği.

Öldürülen yakınlarının
üzerine çöken ağırlığı
ve sayıları o kadar çok ki onların
masumiyetin sonsuza kadar yok olması bu yüzden.

John Berger
2001
-Gökyüzü Mavi Siyah-

ÇAM – Turgay Fişekçi

TURGAY FİŞEKÇİ ÇAM

Bir çam ağacı dikmiştim içime
seni tanıdığımda
Yüzlerce yıl yaşayacak bir çam.
O soluk alıp verdikçe,
Yeşil kıvrımlar yol buldukça göğe doğru
Nerede olursam olayım
Sana ulaşmaya çalışacağımı düşündüren.

Çam ağacı çoşmuyor
mevsimlik bitkiler gibi değil.
Diktiğim yerde, öylece kendinden emin, yemyeşil.
Gözlerime bakıyor sürekli
Sorumluluklarımı hatırlatıyor
Ne yalan söyleyebiliyorum ona karşı
Ne tembellik edebiliyorum.

Küçücük bir fidan daha
ama evimin direği gibi duruyor
Tapmayan benim tapınağım olan.
Hiç sevmediğim kadar sevdirdi bana kendimi.
İşte böyle mutlu bir birliktelik bizimkisi.

Bir gün ayrıldığımda bu dünyadan
İçimdeki o çam fidanı kalacak geride.
Bilmiyorum üzerinde bir iz olacak mı benden
Gölgesi neler söyleyecek size.

Turgay Fişekçi
-Sözcükler D. Eylül/Ekim 2009-

İçimin Çalgıcıları – Arife Kalender

ARİFE KALENDER İÇİMİN ÇALGILARI

Çalmaya başladı içimin çalgıcıları
değiştirdim kendimi çengiyle
iğde çiçekleri kokladım
hırsız yaşadım arsız güldüm
hüzün köpeğimdir
havladı durdu peşimde

dağ suları uçuruma düşüyor
arıyorum kayalıklarda yankısını
bahar eskisi bir gündüzden kalmayım
taçyapraklarından insan yapıyorum şu sıra
mektup mu yazsam yoksa
acemaşiran suzinak anlayın artık
bir teknedeyiz üsküdardan beşiktaşa
üç kuşak üç aile üç aşk

üç kere üçün arasında neler olmaz
sen olursun ben olurum ve onlar
bizi bize bırakmazlar
nemlenir zaman, küflü yatak
alırlar elimizden sevişmeleri
kalır bedenlerimiz çırılçıplak

unutkan bir geceye dalmış taksim
anlamını istiyor yırtılmış pankart
bir şilep rıhtıma yanaşıyor o saatlerde
bak yine başladı çalgıcılar
eski bir kemandır parmakların özlediği
tellere dokundukça
hasretler yüze çıkar

sizde satılık sözcük var mı
sığdırmak için çok şeyleri içine…
Arife Kalender
-kurşun kalem,Eylül- Ekim2009-