Güz İkindisi – Hüseyin Atabaş

0000000516440-1

Sabah gözümü açtım ki odamda bir gökyüzü,
dışarıda sevdalı bir gün. Yaşı kemale ermiş
o göğün küs çiçeği bendim, kişneyen gülü sen.
Yarışı yitiren her binici bilir bu kör duyguyu;
hiçbir at kişnemez durup dururken, dengeyi
sezmek gerek kapaklanmadan taylar yere!..
Herkes bir yitiği arıyor, ben kendi batığımı;
bütün denizler leke!..

Sular yükseliyor gece dağlardan ovaya indikçe,
ben sana sarılınca keşfediyorum kollarımı; ışık
gerekmez bana gayri gözlerin var ya! Görüp de
dokunamadığım gözaydınlığı, sırtının vadisinde
yittiğim yıldız bahçesi. Dağ başlarında yanan
çoban ateşleri neyse işte o bende olmayan şeydi.
Hiçbir yer benzemiyor başka yerlere, her eğri
herkesin kendi tuğrası!..

Bir iç çekiş kadardı aramızdaki boşluk, hoşluk
kederime dokunan rüzgârın eliydi. Gevrek bir
Eskişehir simidi gibi sıcaktı gülüşün,
üstünde sabahın buğusu ve kapısı aralık bir dil sürçmesi
aramızdaki yakınlık duygusu!.. Ömrün her anı
her zaman daha bir şahbaz akıyor seninle
ve geçtiğin sokaklar. Akşam senin yokluğun
ki, buluşmalar kekeme!..

Geceye küs değilim, hani ne diyordu şairin biri;
“Gecenin bin bir gözü var / Gündüzün bir”,
bence de; sevgili kırlangıç olanın vay haline!..
Haberi yok kimselerin yaşam bir iç kanamadır,
dünya hiçliğin uğultusu; yazgının boynu bükük
ve ömür hüznün merkezine süren yolculuk…
Yakınlık ve uzaklık duygusunu yitirenler
için mevsimler güz ikindisi!..

Hüseyin Atabaş
-Şiir Şaire Bırakılmaz!
Hazırlayan: Veysel Çolak-