Sekme – Murathan Mungan

Neil Simone Tutt'Art@

Bir şey oldu
değiştim sessizliğin kınında
ben aynı bendim hem
yeni açan tanıdık bir gülümseme
Bir şey oldu
neye borçlandığımı bilmediğim
ilk İstanbul’a şiir kazıyan
birinin taşa yosuna sinmiş heyecanıyla
Ben hem bendim
hem kendimi böyle buldum birdenbire.

Şimdi
yetmez kanımın tanıdıklığı
diriliğimin gürültüsüne

iç içe zamanlarda yaşamak
sezdiğimle vardığım
yan yana aynı bedende

kendine katlandıkça
delinir çoğul tarih
sessizlikte birikenlerin hızıyla
kavuşur insan bir bilip bir bilmediğine

tılsımın sezgisi ya da telafi:
geçmiş dediğinle
gelecek dediğine

Bütün bunları içimin hızında bildim
herkesle konuşurken kendi kendime.

Murathan Mungan
-Uyku Otları/Solak Defterler-

(C) Neil Simone …

GÖNLÜ GÜVERCİNLİ KADIN – Tekin Gönenç

gonlu-guvercinli-kadin-tekin-gonenc-mb16068_5290828_r1

önce sesin geldi
aralandı kapılarım
ardında şaşkın bulutlar çıkmazı
sonunda sen
gönlü güvercinli kadın

köpüren simsiyah saçlarınla
günler boyu koşuşup durdun
içimin aykırı ırmaklarında

gamzelerinde gizlediğin
o binlerce yıldızı
döküp de şimdi üstüme
söyle nereye

artık herkes
tutsun da elinden kendi şiirinin
tersinden mi girsin
ölü kelebekler sokağına

sen bende daha bitmedin ki
gönlü güvercinli kadın

Tekin Gönenç
-Gönlü Güvercinli Kadın-

 

su…sun – Neriman Calap

NERİMAN CALAP SU SUN

yosun bağladı su
ağladı gökte yıldız / çakıl denizde
buz tuttu dağlar / soğudu türkülerim
yitiklerim uzak yıllarca şimdi
ben kendine kurulmuş tuzak
boşlukta yitirdim / en derin uykularda
karabasana dönüşmesin diye günler
gökçe duyguları yollarında yitirdim.

İç denizlerim kurudu günden güne
duvarlara çarpıp geri döndü söz
söz ki yitirdi anlamını
haykırabildiği kadar sustu.

bir şarkısın şimdi kulaklarıma sağır
sen döndüğüm gide gele aşındırdığım
yolsun / anladım yoksun artık
ben de. ağıtlar sürdükçe yıllara akacak
bir çığlık yüreğimde / su…su…sun!

Neriman Calap
– rüzgâr kanatlıydı gece-

Gencölmek – Ergin Günçe

AHMET GÜNBAŞ ERKEN ÖLÜMLÜ ŞAİRLER
Ay mıdır kar mıdır pencerede
Boğulmuş çocukları martılara taşıyan
Kara köpek karşı kıyıda uluyor
Bence o çocuk öyle gülmemeli

Atları çayıra saldım diş kamaştıran erik ağaçları
altına
Nisan toprağı kalbimde ağarıyor
Bence o çocuk öyle gülmemeli
Şimdi bir kadın çay demlese

Bahçemdeki korkuluk nar ağacıdır
Erken ölmüş, iyi giydirilmiş
Sular soğuyor ovada duran ince gölgesinde
Büyük ateşler, kuytu köyler gibi

Alınlarına vişne çiçekleri yağan
O kızlar, delikanlılar ve lohusalar
Oyulmuş bir bebektirler ıhlamurdan
Kestane mangalları, masallar, talikalar

Ölüm alışsın artık bize
Bir dans gibi bahçemize gelsin
Gelsin otursun ılık minderimize

Bence o çocuk öyle gülmemeli
Ay kar gibidir pencerede

Ergin Günçe
(12 Şubat 1938-16 Ocak 1983
-Erken Ölümlü Şairler Antolojisi/
Ahmet Günbaş-