ŞEHRAZAD – Gülten Akın

GÜLTEN AKIN ŞEHRAZAT

Şehrazad o binbir kara geceden
ulaştı masalsı aydınlığa
sesler rüzgâra sığındı
onunla uçtu uzağa

içinde kendine çevrik bir ok
sen acemi durdun
avcısın, ya hiç yakalayamadın
ya tuttuğun kaydı elinden hızla
acıyla sınandın, övgüyle sınandın
benzettiler, etiketler
“gördüm gördüm” dedi kimileri
“aylası vardı”

sardın sarmaladın elde kalanı
bitimsiz geceye sakladın
şimdi hepsi düştü
Gülten gizde kaldın

Gülten Akın
-Kuş Uçsa Gölge Kalır-

AY IŞIĞINDA – Cevat Çapan

CEVAT ÇAPAN AY IŞIĞINDA

Yıllarca birlikte yaşadıklarından
koparıp bir deliğe tıkmışlarsa seni,
yalnızca belleğinin özgürlüğüyle
kalakalmışsan birden,
kimseler bilemez hangi seslerin
çınlayacağını kulaklarında,
hangi güneşin doğarak
gözlerini kamaştıracağını
gökkuşağının ışıyan şavkıyla.

Nereden başlamalı diye düşünme artık,
nerede kalmıştık belki yerinde bir soru.
Elbette harikalar ülkesindesindir Alis’in,
ve Cuma’yı arıyorsundur,
Robenson’un adasında;
“Mahsun yüzlü şövalye” de seni bekliyordur
kurumuş bir çeşme başında
saldırmak için yel değirmenlerinin kanatlarına.
Her yere gidebilirsin şimdi
uçarak bir serçe gibi geceleri
demir parmaklıklar arasından
ay da çıkıp dolanmışsa orta yeri,
soluklanıp bulanık Fırat’ın bir kıyısında
varırsın belki de Buhara’ya, Semerkant’a
Hayyam’la Hasan Sabbah’ın buluşmasına.

Döndüğünde, seni bekliyor olacaktır
zaman denen Şehrazat ve bin bir geceden
uzun sürecektir gerçek makamındaki masallar.
Yeniden gün doğacak, uzayacak öğle saatleri,
bir karabasan gibi çökecek bekleyiş
ve gene başlayacak düşlerde sorumluluklar.

Cevat Çapan
-Sözcükler D.Mayıs/Haziran’13-

Mübadil – Ahmet Günbaş

Islik-Borcu (1)

I.
Taşıma komşu durmuş

Bilmez miyim?

Hışırdar merhabası
alnımdaki rüzgârda

Çıngıl sesinden tanırım onu
giderayak
iki yürek arası

Kervanı şuramda…

Üzümden öksüz
zeytinden yetim
yürür mübadil mübadil
dilden taşkın acıyla…

Tanrı kapatmış gözlerini
göçünü yazdıktan sonra
pürüzsüz bir tarihin yollarında

Ötesi körfener –
miş
Fitiliyle buruşmuş…

II.
Suyun ki vicdanı geçirgendir
koluna girer şanlı yitiğimin

Ha! desen uyandırır şiirini
şıradan şaraba süzülen gemiler

Gülün ıslığıdır duyulur
sardunyalara doğru

Avluyu uyandır
uyandır avluyu
Sürsün cezvesini korzamana

Ezberine bir aşla çıkagelir

Ahmet Günbaş
-Islık Burcu-

YÜZYÜZE JPG. – Oğuzhan Akay

OĞUZHAN AKAY YÜZYÜZE JPG

Biz şiirin yılmaz mağluplarıyız
Aniden çekildim bir dizeye
Ve kendime döndüm demin

Bakışlarım med cezirdi misal
Ben de bir an sana aktım
Erken sığındım kuytuna
Gamzen gayya oldu, devaydı soldu
Olacak olan buydu fazlası aşk
Kırık kırık kalacak dökülmeyecek yaşlar
Camını kalbe bağışlayıp
Çerçevesiz duracaktı kalp

Gölgesi
kalıplara sığmaz
Yüzümüze vurur

Oğuzhan Akay
-Sözcükler D. Eylül/Ekim’13-