GÜVERCİN – Oktay Rifat

OKTAY RİFAT GÜVERCİN

Açtım pencereyi kaçıp gitmiyor
Ellerin azat ettiği kuşlar;
Uçuyorlar aydınlığa doğru,
Bakmadığım yerlerinden odamın.

Ve ay ışığına karşı
Cinler Karagöz oynatıyor camda.
Başımı kaldırsam kaybolur mu acep
Vücudunun havadaki yeri başucumda.

Bu kimlerin oyunu bana?
Nerde o konuşan çocuk.
Ve sarışın sesi,
Bulunca sevindiğim boncuk?

Nerde dolaptan giden dolap
Masadan giden masa,
Ve açık duran kitap,
Son güvercin?

Oktay Rifat
1939
-bu dünya herkese güzel-

DOSTLAR KOŞMASI – Ümit Yaşar Oğuzcan

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN DOSTLAR KOŞMASI

 

Vakit geçti, katlanmayın zahmete
Ey arkadaşlarım, yakın dostlarım
Alıştım nasılsa ben her mihnete
Gülüp keyfinize bakın dostlarım

Yaklaştı son günüm, zaman erişti
Kinler unutuldu, küsler barıştı
Ben geride kaldım o bir yarıştı
Siz yine sel gibi akın dostlarım

Size azap olur namım yaşarsa
İstemem kalbiniz bana mezarsa
Ne kadar mektubum ve resmim varsa
Yırtın ben ölünce, yakın dostlarım

Ne damakta tad, ne sizde vefa
Bulduğum aldanış çektiğim cefa
Tabutumun arkasından son defa
O dost bakışlarla bakın dostlarım

Gün gelir elbette biter bu roman
Ne biraz kül kalır ne biraz duman
Garip cenazeme öldüğüm zaman
Çelenk göndermeyin sakın dostlarım

Ümit Yaşar Oğuzcan
-Duruluş/Şiir Denizi 2-

Kum ve Köpük’ten – Halil Cibran

HALİL CİBRAN

Sokaktan gelip geçenleri seyretmek için
pencerenizin önüne oturmuş olabilirsiniz.
Ve seyrederken de,
sokağın bir başından bir rahibenin,
öteki başından da bir fahişenin
geldiğini görebilirsiniz.

Ve safça kendi kendinize,
“Bir ne kadar soylu, iffetli
ve öteki ne kadar bunun tersi!”
diyebilirsiniz.

Fakat şimdi gözlerinizi kapatın
ve dinleyin, bakın, boşlukta bir sesin
kulağınıza şunu fısıldadığını duyacaksınız:

“Bu kadınlardan biri beni dualarında arıyor;
ötekiyse çektiği acılarda.
Her ikisinin gönlünde de
kapası açık tutulan bir köşk var benim için.”

Halil Cibran

**

Gençliğe ve gençlik hakkında
kuşatıcı bilgiye,
bu ikisine aynı anda sahip olunamıyor.

Çünkü gençlik, kendini bilmek, kavramak için çok meşgul,
bilgiyse kendini yaşamak için çok meşgul.

Halil Cibran
– Kum ve Köpük-

 

Halil Cibran 6 Ocak 1883 – 10 Nisan 1931) Anısına saygıyla…

halil-cibran3-800x500

YENİLGİ – Halil Cibran

Yenilgi! Yenilgim,
Büyük yalnızlığım, soylu yalnızlığım,
Uzaklığım, ıssızlığım benim!
Sen bin zaferden daha değerlisin,
Daha yararlısın, benim için,
Ve her türlü şöhretten,
Şöhretin verdiği gururdan
Daha tatlısın, daha sıcak,
Daha avutucu.

Yenilgi! Soylu yenilgim,
Benlik kılıcım benim,
Benlik bilincim,
Benlik idrakim!

Ve meydan okuyuşum
Alt edemeyeceğim kadar
Güçlü olana!

Senin sayende biliyorum ki,
Gencim daha,
Gencim, diriyim, tez ayaklıyım.
Ve kemirici şöhretin
Tuzağına düşmüyorum
Sayende senin.

Tek başınalığımı buldum sende;
Uzak durulmanın
Ve küçümsenmenin zevkini
Buldum sende.

Yenilgim, yenilgim,
prenslere yakışan
büyük geri çekilişim benim!
Işıl ışıl parıldayan kılıcım
Ve cam zırhım,
İpek kalkanım benim!
Senin gözlerinde okuyorum,
Başına taç konmanın
Tutsak alınmak olduğunu;

Senin gözlerinde okuyorum,
Anlaşılmanın,
Aşağılara çekilmek olduğunu;

Senin gözlerinde okuyorum yine,
Kavranmış olmanın,
Bütün edinimlerini, birikimlerini
Tüketmiş olmak olduğunu,
Olgun bir meyve gibi
Ağaçtan düşmek
Ve yenilip yutulmak olduğunu.

Yenilgi! Yenilgim,
Can yoldaşım benim!
Şarkımı dinle sonuna kadar,
Çığlıklarımı ve susuşlarımı;

Ve senden başka kimse
Anlatmasın bana
Kanatların çırpınışını,
Denizin çağrısını,
Geceleri yolcu ateşleriyle kızaran
Dağların çağrısını;

Ve yalnız sen tırman
Ruhumun sarp, çıplak
Ve kayalık yamaçlarına.

Yenilgi! Yenilgim,
Ölümsüz cesaretim benim!
Yalnız sen ve ben
Güleceğiz kahkahalarla
Fırtınalarla savrulurken;

Sen ve ben, ikimiz
Birlikte kazacağız
Mezarlarını,
İçimizde ölen şeylerin;

Ve güneşin altında
Birlikte dikilip duracağız,
Tırmanılması da, aşılması da
Tehlikelerle dolu
Dağ gibi heybetli bir iradeyle.

Halil Cibran
-Kaçık-
Çeviri: Cahit Koytak

YUMURCAK – Jacques Prévert

JACQUES PREVERT YUMURCAK

Kafasıyla evet diyor
Yüreğiyle hayır
Sevdiğine evet diyor
Öğretmene hayır
Sözlüye kalkmış
Soru üstüne soru
Şunu yaz bunu çiz
Derken bir gülmedir alıyor çocuğu
Delice bir gülme
Ve siliveriyor her şeyi
Sayıları sözleri
Adları tarihleri
Tümceleri tuzakları
Öğretmen tepine dursun
Çığlıkları ortasında mucize çocukların
Renk renk bütün tebeşirlerle
Belalı kara tahtanın üstüne
Resmini çiziyor mutluluğun.

Jacques Prévert

Çeviri: Sabahattin Eyüboğlu
-Dünya Şiir Antolojisi II-