CEVELÂN – Can Yücel

CAN YÜCEL CEVELÂN

Vakitlerden omuzlarında taşıdığın ayın
Taş ama hafif olduğu vakit;
Vakitlerden şehrin parmak uçlarında insanların
Taş ama hafif olduğu vakit;
Vakitlerden bir bahçe kenarında yanından geçtiğin,
nehrin kenarında tekrar rastlayıp,
Ve nihayet vakitlerden sonbaharı ayak seslerine sarıp
Evine getirdiğin vakit;
Vakitlerden henüz konuşmayan, belki de hiç konuşmayacak
Bir mevsimin susmaya başlayan yaprakları
Odana dolduğu vakit
Kapını açıp girebilecek misin?
Yani üstünde “Oturan 30, ayakta 15” yazılı levhayı
Dışarıdaki anadan doğmamış çıplaklara
Gösterip, otobüsün zilini çekip gidebilecek misin?

Vakitlerden… Düşmüş, düşen, ve düşecekle düştükten sonra;
Düşmüş yıldızların burçlarından,
Düşen şehirlerin surlarından,
Düşecek yaprakların uçlarından düştükten sonra;
Düşmüş yıldızlar, düşen şehirler, düşecek yapraklarla beraber
Kendi yağmurunun çamuruna gömüldükten sonra,
Kapını açık çıkabilecek misin?
Yâni yalnızlığını, cebinde unuttuğun
Bir boş cigara paketi gibi, bir boş ânında,
Çıkarıp, açıp, kaldırıp atabilecek misin?

Can Yücel
-yazma-