GÖKKUŞAĞI – Mustafa Köz

MUSTAFA KÖZ GÖKKUŞAĞI

Şu karla kalbim arasında bir benzerlik var, dedi
kundura ustası Zülfinar,
eridikçe çoğalıyor ikisi de
sonra uzun uzun düşündü bu sözü
kar dinmişti, dışarıda ip gibi bir yağmur
ve bir kadın, yağmurun sözlüğünde
en sevdiği o çocuksu sözcüğü arayan, işte
göze almıştı bunca ıslanmayı, bunca incinmeyi
cesaret mi saflık mı?
Ne önemi vardı şimdi bunların?

Yağmur artmıştı, köseleden bir dilim daha kesti
ulamak için birazdan çıkacak olan gökkuşağına.

Mustafa Köz
-Sözcükler D.
Ocak/Şubat 2011-

ardacık türküsü – Yaşar Miraç

kırcali’den öteye
arda’nın koyu

rodop dağlarından
kekik bir koyak

akar ortasından
ardacık suyu

ardino mu dedik
bir eğridere

köprüler kurulmuş
üçer beşerli

güzeller gezinir
adı neşeli

rodop etekleri
açılır aman

sisten güneşten
sarhoş dalgalı

salınırlar bre
çamlı meşeli

ardacık ortası
çifte minare

çarşısı uzanır
iki kenare

kızlar gizmez olmuş
artık entare

topuklu pabuçlar
pantolon kazak

burda herkes uymuş
yeni zamane

yalnız bülbülde var
eski terane

öter ha öter
aman da yavrum

ardacık ardacık
sevgili yare

hoşgeldiniz der
konuk herkese

sular şırıl şırıl
serin köpükle

yeşil tiril tiril
derin öpüşle

kızlar ışıl ışıl
çapkın bakışla

traklar bulgarlar
türkler pomaklar

içli bir koyakta
kardeş olmuşlar

davul zurna tulum
klarnet keman

yeşil bir düğünde
buluşmuş sazlar

yeşil bir türküye
dönüşmüş zaman

burda zorbalıktan
kinden arınmış

güneş yürekle
barışmış insan

Yaşar Miraz
2007
eğridere – ardino
-Sözcükler D.
Ocak/Şubat 2011-

BAHAR ÇARPMASI – Ahmet Günbaş

AHMET GÜNBAŞ BAHAR ÇARPMASI

Neyine güveniyor bu kış artığı serçeler
Üç beş çırpı bacak sabahın essalatında
Arsız gagalarıyla camkafesimi tıklayarak
Zıplayıp tozutuyor miskinliğimin üst katında

Bir dışarı çıkmayagör bayram yeri bahçeler
Asmalar suyundan veriyor balkon demirlerine
Fesleğen göz kırpıyor çapkınca nazlanarak
Sarmaşıklar konuk gitmiş hanımellerine
Karanfil sevdasından bir kemik bir deri
Şebboylarda yazdan kalma gizli bir fırak
Yine de kırık kovalıyor gözlerinin feri
Güller dikenini batırıyor sitemlerine
Sardunyalarda bir merak fettan bir çene
Selamlar sarkıtıyor ıhlamurlu sokak

Her şey bu serçelerin haltı / Bu hinoğluhinler
Onlar çözmüş olmalı düşbağını sevincin
İşin yoksa aşık ol giderayak kim dinler

Bahar çarpmış sanmaz mı seni böyle görenler
Göğsüne bastırdığın rüzgâra aldanarak

Biraz dikkat n’olur incinmesin şiirler

Ahmet Günbaş
Dize Dergisi Haziran 2001

RASGELE – Cevat Çapan

CEVAT ÇAPAN RASGELE

Şimdi bir yaz gününü düşlüyordur martılar
mendirekten yangının alevlerine bakarak,
Salaş kahvenin duvarında silik bir manzara
durgun bir gölün sularına dalıp giden sevgililer,
sanki o bildik sonsuz iri güllere bakıyorlar.
Denizler durulmaz dalgalanmadan’ı mırıldanıyor
yaşlı balıkçı, gümüş oltasında çırpınan bir şiirin
ilk dizesi, “Ah kitapsız, ” diye inliyor,”arkası
gelmez ki bu meretin!” Aklında hep o yaz günü,
gülleri solmayan o bahçe, dinlemekten bıkmadığı
o şarkı, durmadan perende atan bir cambazdı o,
şapkasından üç tavşan çıkaran bir hokkabaz,
içinde büyümek istemeyen bir çocuk.
Oysa yaşlı bir balıkçıydı şimdi kıyıdaki yangının
alevleriyle ısınan, elindeki oltası yosunlara takılan.

Bu akşam bambaşka renklerle batacak
denizde güneş.

Cevat Çapan
-Sözcükler D.
Ocak/Şubat 2011-  Görsel: Hans Heyerdahl ..

 

BURHAN İÇİN – Can Yücel

CAN YÜCEL BURHAN İÇİN Burhan Uygur, Kapı

I
Bu yaşlar fazla tuzlu geliyor
Kaç paraya gitti ki resimler?..
En pahalısı sendin!
Gece sarhoş
“Anne ben burdayım!” demek için
O arayıp arayıp da bulamadığın kabre…
Sûretinle suratın
Resmedilecek tekraren
Türkiye’nin sûretsizliği içinde…

II
Çocuk yürümeye başladı mıydı
Durdurabilirsen durdur
Farıyıp uyuya kalıncaya kadar

III
Keskin göz çatlayan küpüne zarar
Demişler

IV
Suya düşer mi resim düşer
Hele motorla Beşiktaş’a geçiyorsan
Rüzgârlı bir akşam
Kafan da iyiyse
Yanında kâğıda sarılı duran
Şahin Kaygun’un portresi
Uçar denize…
Beşiktaş’ta iner motorlu bir sandal tutarsın
Dönersin Üsküdar’a
Ara babam ara
Gök de kavuşuyordur
Kayıkçı mırın-kırına başlar
Tam o sırada Şemsi Paşa’nın orda
Bağırırsın “Nah, işte arkadaşım!” diye
Tuval yürüyordur câmi rıhtımının eşiğinde

V
Son olsun bu seferki ölüşün
Kolay değil her biten resimle
Azar azar ölmek
BURHAN için bu
Bir dal erguvan

Can Yücel
-güle güle-  Görsel: Burhan Uygur, Kapı…