TERS LALE – Sennur Sezer

SENNUR SEZER TERS LALE

Önce kayalar vardı, Suyun bir çakılı
taşıyışı kadar ağır ve telaşsız biçimlenen.
Sonra kayalar, taş ocağının ağrısı, kaslarda dinlenen.
Kaç yıl sürdü bilmiyor.

Bir gün sordu usta : “Nedir yonttuğun?”
Yutkundu… ” Bir arasta” yanıtı duyuldu.
Sıcak çekildi üstünden taşçıların.
Hakkarili taşçı başını kaldırdı. Ustanın
geniş gülümsemesi.
“Artık mermeri biçimle.”

Mermeri yontmak, bir kadını
utangaçlığından kurtarmak gibi…
Düş gücü ve aşkla eğilmek gövdeye.
Mermeri yontmak, bir çocuğu incitmeden
kucaklamak gibi…
Mermeri yontmak… zor.

Uykuları eksildi ve yüzü yeni doğmuş ay gibi genceldi.
Uykularında hazirana kadar kar içinde tepeler…
“Yurtsama” dedi bilge hekim. “Ancak
gücü yeter mi doğduğu yere varmaya, bilemem”.
Mimarbaşı geldi yatağının başına:
“Nedir dileğin oğlum?” Yanıt tek: “Çok
özledim”. Mimarbaşı eğildi kulağına:
“Bana anlatma… Taşa anlat”.

O akşam mermer kütlelerinin başına döndü Hakkarili.
Bir direk yonttu mermerden, bir mahfil
ve bir çeşme aynası.
Buğulandı uzun kışlar mermerde. Ve buzu
deldi çeşmenin aynasında ve mahfilin
dibinde ters lale.

Söyler güzelliğini sarp dağların, kışı yenişini
baharın… Ve yüzü yere dönük kar laleleriyle gücünü insanın. Bugün de
Selimiye’de.

Sennur Sezer
-Dilsiz Dengbêj

ej-