YAĞMUR – Nazım Hikmet

NAZIM HİKMET YAĞMUR

Yağmur serpeliyor… Yağmur değil bu,
Teselli yağıyor sanki göklerden.

Allahın kalplere baktığı yerden
Yağmur serpeliyor… Geceler serin,
Zulmeti şifalı şimdi göklerin…
Geceler kalbime daha çok yakın!
Geceler, bu yaşlar dinmesin sakın,
Gönülden muhtacım serinlemeğe,
İçimden silkinip bir “Oh!” demeğe…

Göklere çevrilen alnıma yer yer,
Batıyormuş gibi soğuk iğneler,
İnce damlalarla yağmur düşüyor,
Bir “Oh!” diyemeden kalbim üşüyor…

Yağmur serpeliyor… Yağmur değil bu,
Kalbe dert yağıyor sanki göklerden…

Nazım Hikmet
1921
-Sağlığında Yayınlamadığı
Eski Biçimli İlk Şiirleri-

son armağan – Mustafa Köz

MUSTAFA KÖZ SON ARMAĞAN

Aşkın gecesi de olur gündüzü de
evlerin içi de bir, dışı da bizim için
dokunmak şuradaydı, sevişmek şurada
seni saran sabah yeli, sarardı beni de
sürüp götürsün diye o sonsuz öpücüğü.

Dudakların güllerin bilinmez çığlığı
ruhunsa açıldı açılacak bir eski pencere.

Sana verdim işte kalbimi,
giysi yap onu yalnızlığına.

Mustafa Köz
-rüzgâr yanığı-

VÜCÛD KİTABI – Haydar Ergülen

Christine Ellger http:/www.tuttartpitturasculturapoesiamusica.com;

İşte vücûd diyor kitap gibi
açılarak, sen önce kelimelerini
yerleştir ki bakalım kelimeler
dolduracak mı her yerini?
Sırtına bakılırsa hayli kavi,
hayli okunmuş, elde tutulmuş,
el değiştirmiş fakat çok az
yıpranmış cildi, belli dikişi
sağlam, ipliği has ve ustası
bilinmiyor, çırakları sayısız
göz nuru dökmüş üstünde,
ersuyunda gezdirilmiş kaç gece
ince ince çalışılmış milim
milim gezilmiş tüm yüzeyi,
kıvrım yerleri bile özenli
okunması kolay gibi geliyor
ilk bakışta, lâkin içine
girdikçe çetrefil, boşluklarını
doldurmak gerekiyor önce!

Vücûd kitabı ara sıra
kapanır gibi olsa da
gözüm doymuyor, acıya
acıya her satırını, her
sayfasını yutarcasına okumaya,
okunacak başka kitap mı var
der gibi her gün yeni
bir sayfa açıyor önüme,
gözüm kaysa da bazen
gönlüm bu vücûd kitabının
açık ve kapalı sayfalarında
ömür biter göz biter de
gönül yeter mi bilmem şu
vücûd kitabını baştan sona
doya doya anlayıp okumaya!

Haydar Ergülen
-hafız ile semender-

Görsel: Christina Ellger