EYFEL DESTANI – Bedri Rahmi Eyüboğlu

bedri-rahmi-eyuboglu-eyfel-destani

Cebimizde beş on para harçlık
Başımızda kuştüyü yastık
Bir yanımız badem
Bir yanımız fıstık.
Ama… nerede arkadaşlar
Nerde arkadaşlık
deyu
Paris şehri şirininde
Sızlanıp dururken
Bir bulut havalandı Küçükyalı’dan.
Bir kuş havalandı arkasından.
Gelip kondu yüreğimin başına
Tepeden tırnağa sevgi
Tepeden tırnağa selam
Hani şu çerden çöpten
Hani şu gökyüzü kadar büyük
Gökyüzü kadar bedeva olan.
Bir kuş havalandı Küçükyalı’dan.
Mis gibi arkadaşlık
Ve iyilik kokuyordu…
Sıcaktı
Dokunsan ağlayacaktı.

Bir kuş havalandı Küçükyalı’dan
Mis gibi mimoza
Marmara, meltem
Azcık anason
Azcık çiroz
Azcık ızgara köfte.
Haa… bir yerinde Eren uyuyordu.
Bir yerinde Zeynep büyüyordu.
Çok uzaktan “mor kuşaklı bir taka” geçiyordu
“Altın tasta gül kuruttum” türküsü
Çayda şeker gibi eriyordu.

Bir kuş havalandı Küçükyalı’dan
Geldi kondu Eyfel Kulesi’nin tepesine.
Azcık çakırkeyifti kuş…
Azcık sallanıyordu.
“Atma” dedi hemen
Sabri Reis… “Atma böyle…
Sallanan kuş değil, kule…
Kaç tane cin içtin, söyle…”
Ama şu Eyfel Kulesi’nin aklı olsa
Galata kulesine varırdı…
Bir sürü çocukları olurdu.

Bedri Rahmi Eyüboğlu
Paris, 15 Eylül 1959
-Yayımlanmamış Şiirlerinden/
Dol Karabakır Dol