KESİK – Selma Özeşer

selma-ozeser-kesik-geranium-petunia-greek-garden

neresindendi
aldığı yaraları saklamış mıydı
ölünce toprak durulunca su
gönül geçince mi
bir kadın gidince mi?

hiç dedim,
fesleğenlerin bir mevsimi varmış
yeşili severdik eskiden
ne oldu ne bitti
hiç dedin

bir söz bir sesi nasıl yakalarsa kalbinden
dizinden düşürülmüş bütün iyi niyetleri bırak
kapılar açık

ne boş
ne hoş
sorular sordum cevaplarında bir suskunluk

karanlık fikirlerle geçip bir yerlerden
uykusundan uyanıp
hayırdır diye
üç kere üfledim.
düşen iyi niyetleri toplayıp sabırla

bahçede açan çiçeği seviyordum
kafesteki kanaryanın sesini
tanırdık biz
dağdaki rüzgârın kendine has ayazından
beyazından bir evi
ayasından bir eli öpüp, güldüm
güldün sen

değmiyormuş bunca söze insanoğlu
kendi çelişiklilerinde boğulurken her gerçek
içinden çok ayna geçen koridordum ben

Selma Özeşer
Akatalpa, Mayıs 2016

 

Furuğ Ferruhzad – (5 Ocak 1935 – 13 Şubat 1967) Anısına saygıyla…

ibrahim-golestan-min

Güzellik şarkısı – Furuğ Ferruhzad

omuzların senin
sert ve gururlu kayalar
saçımın dalgaları eğiminde
göğüs kabartan aydın çağlayanlar

omuzların senin
koca kalenin burçları
saçlarımın ondaki dansı
meltemin avuçlarında söğüdün dansları

omuzların senin
demirden burçlar
kan ve yaşamın şaşılası yansıması
rengi bakır tepsinin rengine çalar

devinimli uyurum senin yanında
istek tapınağının sessizliğinde
yılan yangılı diş izleri var
omuzlarındaki öpücüklerimin yerinde

omuzların senin
yakıcı, görkemli güneşin curcunasında
ışıyor dağların zirvesi gibi
sıcak ve aydın ter damlaları altında

yakaran gözlerimin kıblesi
omuzların senin
namazımın taştan mührü
omuzların senin

Furuğ Ferruhzad
-İsyan-

Çeviri : Haşim Hüsrevşahi  

Görsel: Furuğ Ferruhzad – İbrahim Golestan

yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek – Adnan Yücel

adnan-yucel-yeryuzunun-yuzu-askin-yuzu-oluncaya-dek-i

1.

Aşksız ve paramparçaydı yaşam
Bir inancın yüceliğinde buldum seni
Bir kavganın güzelliğinde sevdim
Bitmedi daha sürüyor o kavga
Ve sürecek
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

Ne dudaklarda yarım şiirler
Ne solmuş aşk ve deniz
Uçurumlarda direnen güller
Törenlerle yakılmıyordu henüz
Dimdik ayaktaydı bitimsiz coşkular
Bazen aşılmış
Bazen aşılmak üzere
O sendengeçti yaralı tutkular

Bir deprem çağının birdenbiresinde
Önce görevler silahlandı önümüzde
Sonra kurallar ve kapkara baskılar
Kesildi sanki sözlerin soluğu
Türküler yetişmez oldu ahlara
İşte içlenmenin o en içli anında
Yalnızca sen kaldın kollarımda
Yalnızca sen
Dağlı çiçeklere döndü gözlerin
Hep mutluluk açtı kırlarımda

Su ve ateş çağındaydı soluğumuz
En umutsuz geceyarılarında
En ıssız yollarda bırakıldık hep
Yıkılmadık
Günün bir yüzünde avuçlarken güneşi
Bir yüzünde yeniden düştük toprağa
Korkmadık
Yüreğimizle parçaladık en sert kayaları
Filizlenip uzandık dostluğun gökyüzüne
En bereketli yağmurları
Hep kendi soluğumuzla yarattık

Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
Aşk ile sevmek bir güzelliği
Ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
İşte yüzünde badem çiçekleri
Saçlarında gülen toprak ve ilkbahar
Sen misin seni sevdiğim o kavga
sen o kavganın güzelliği misin yoksa

Bir inancın yüceliğinde buldum seni
Bir kavganın güzelliğinde sevdim.
Bin kez budadılar körpe dallarımızı
Bin kez kırdılar
Yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
Bin kez korkuya boğdular zamanı
Bin kez ölümlediler
Yine doğumdayız işte yine sevinçteyiz

Bitmedi daha sürüyor o kavga
Ve sürecek
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Adnan Yücel
-Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek-

KADINLAR – Ahmet Ada

ahmet-ada-kadinlarimiz-ii
II

kadınlar ah kadınlar, yolunuz
gökkuşağıdır, gider ana yaparlar,
sokak ortasında dayak yer,
cezaevine koyarlar güzelliğinizi

kadınlar ah kadınlar, ot çeker,
odun kırar, pamuk toplar
bembeyaz elleriniz, parıldar
âşık olunca gözleriniz

her şey sizin için, sizi bekliyor
acılar, oğul acısı, aşk acısı
sakın çıkmayın sokaklara
taciz kelepçe cop biber gazı

kadınlar ah kadınlar, acılarınız
çifte kırmızı, geceleriniz soyunuk
uyku girmez kirpiklerinizden
onurunuz boyun eğmez doru

Ahmet Ada
-çiçek kokan ağzı-

ESKİ ZAMAN – Sabahatin Kudret Aksal

sabahattin-kudret-aksal-eski-zaman

Eski zamanda balkonlarında
Sarmaşık kokuları havada
Bir kadın ve bir erkek uzunca
Bir suskunlukta dururlar ince
Binbir yıldız yanar söner gökte
Çalınır günün şarkısı plakta
Biri anılarını ekler ucuca
Öbürü güldür solar gittikçe
Yorgun köpekler havlar uzakta
Aşları pişer yavaş ocakta
Geçmiş gitmiş bu yazlar çok önce
Şimdi büyüyor o uzun gece

Sabahattin Kudret Aksal
-Eşik I-