Ağaç Dili – Bedri Rahmi Eyüboğlu

bedri-rahmi-eyuboglu-agac-dili

Sabah oldu.
Ağaç
Her günkü yerine
oturdu,
bekliyor.
Ne güzel biliyor
Beklemesini ağaç
Ne kadar telaşsız
Ne kadar emin.

Rüzgâr giriyor koluna
Serçe konuyor dalına
Doymadan alına moruna
Balta saplanıyor beline…
Baltanın sapı da ağaç…
Gülüyor mu?.. Ağlıyor belki…
Neyleyip etmeli
Ağaçça dilini
Sökmeli!..

Bedri Rahmi Eyüboğlu
3 Şubat 1975
-Yayınlanmamış Şiirler/
Dol Karabakır Dol-

Düz Yoldan Kestirmeler – Süreyya Berfe

sureyya-berfe-duz-yoldan-kestirmeler-46-hawthorn
46.

“Sabah olunca yüzüne
yüzünün her yerine, her şeyine
bakarım” diyorum ama
nerede yüzün, sen neredesin?

Yıllardır hiçbir yerde rastlamadığım
alıç ve üvez çıktı karşıma
baktım baktım baktım
o, alıç ve üvez.

Şimdi, neyi nasıl yaşarım?
Alıç ve üvez
Bütün hayatımı kaplayana kadar
Neler doğru, neler yerinde olur?

Bilmiyorum
çünkü bilmiyordum
son otobüse yetişecekmişsin
saate bakmadım
seni geçirmeye gelmedim.

Süreyya Berfe
-Düz Yoldan Kestirmeler-

İÇEDÖNÜŞ – Afşar Timuçin

afsar-timucin-icedonus

Seni şiire ayırdım kopardım boşluklardan
Gelincik toplar gibi
Uçuk mavilere boyadım her şeyini
Yırtıcı hırçın korkusuz ne varsa bizde
Tuttum bize getirdim
Yarına hazırlansın içimizde

Seni yağmura ayırdım süzdüm yazlardan
Karlı günlere soba başlarına
Kestane pişirdiğimiz akşamlara ayırdım
Dalgalı denizlerden çekip aldım
Ne olur ne olmaz gidişimizi
Nasıl unutulur o fırtınalar
O deniz kazaları değil mi?

Doğrulara ayırdım ikimizi
Şimdi artık anlaşılsın
Kaygılarla korkular mı kahraman
Yoksa büyüyen inancımız mı?
Asıl istediğim bizim olan ne varsa
Çelişmesin açmazlara düşmesin
Gülümse çiçek getir yakın dur
Gerekirse ikimizi çek öldür
Sevdamız olmadık bir şeye benzemesin.

Afşar Timuçin
-Bu Sevda Böyle Gider-