Kendini Bilmek – Halil Cibran

halil-cibran-kendini-bilmek

Sonra kalabalığın içinden bir adam, “Bize Kendini-Bilmek’ten söz et!” diye seslendi,
Ve o, bunu da şöyle yanıtladı:
“Günlerin ve gecelerin esrarını kalpleriniz bilir ve sessiz kalır. Ama açtır kulaklarınız, kalplerinizin bildiği şeylere ve onlara yüklenecek seslere.
Düşünce olarak zaten bildiğiniz şeyleri sözcüklerin diliyle de görmek, bilmek istersiniz.
Düşlerinizin çıplak tenine parmaklarınızla dokunmak istersiniz. Ve bunu, bunları istemekle iyi de edersiniz.
Ruhunuzun gizli su kaynağının dolup taşması, çağıldayarak denize ulaşması gerekir çünkü. Ve sonsuz derinliklerinizde saklı hazine kendini sizin önünüze sermek ister.
Fakat, derim ki, bilinmeyen hazinenizin teraziyle tartılmasına izin vermeyin. Öyle bir terazi de yoktur zaten. Ve söze dökülmemiş bilginizin derinliğini cetvelle ya da iskandil ipiyle ölçmeye kalmayın sakın. Çünkü ucu bucağı olmayan, ölçüsü tartısı olmayan bir denizdir insan ruhu; insanın ruhu, insanın kendiliği…
‘Gerçeği buldum,’ demeyin, ‘Bir gerçek buldum,’ deyin. ‘Ruhun teptiği yolu buldum.’ demeyin, Kendi yolumu teperken onunla karşılaştım,’ deyin. Çünkü ruh yolların hepsini birden teper. Çünkü ruh ne tek bir yolda yürür, ne de bir kamış gibi tek sapta ve tek yönde büyür.
Çünkü ruh, nilüfer çiçeği gibi açılır ve kendini rengârenk ve sayısız taç yapraklarıyla koyar ortaya.
Halil Cibran/Tanrı Elçisi
Çeviri: Cahit Koytak