DADALOĞLU

dadaloglu1

DESTAN

Yine tuttu Gâvur boranı
Hançer vurup acarladın yaramı
Sana derim Mıstık paşa öreni
İçindeki bunca beyler nic’oldu?

Tavlasında arap atlar beslenir
Konağında baz şahinler seslenir
Duldasında koç yiğitler yaslanır
Boz kır atlı koca beyler nic’oldu?

Sabahaca kandilleri yanardı
Soytarılar fırıl fırıl dönerdi
Ha deyince beş yüz atlı konardı
Sana konup göçen beyler nic’oldu?

Gidip Karbeyaz’dan sular getiren
Dört bir yana meyvelerin yitiren
Cami sana arka verip oturan
Havranalı yüce beyler nic’oldu?

Mıstık Paşa gitmiş odası yaslı
Hatunları vardı hep turna sesli
Top top zülüflü de İstanbul fesli
Usul boylu hatunların nic’oldu?

Saçı altın bağlı fesler sırmalı
Lahuri şal giyer gümüş düğmeli
Gözleri kudretten siyah sürmeli
Ak bilekli güzellerin nic’oldu?

Derviş Paşa yaktı yıktı illeri
Soldu bütün yurdumuzun gülleri
Karalar giydik da attık alları
Altınımız geçmez akçe tunç oldu

Ağlayı ağlayı Dadal’ın söyler
Vefasız dünyayı bir insan n’eyler
Koç yiğidi bir kötüye kul eyler
Şimden geri yaşaması güç oldu

Dadaloğlu
(1785 – 1868)
-Kanatların Yelken Ettik Gemiye / Refik Durbaş
Halk Edebiyatında Destan Şiirler-