OLUR OLMAZ AKŞAMLAR – Afşar Timuçin

afsar-timucin-olur-olmaz-aksamlar-c-serkan-salman

Her zaman garip geçişler vardır
Doğru dürüst yaşamış biri için
Ah benim gibi çılgın eskileri
Akıllıyla akıllı deliyle deli
Çokları için gene de gariptir

Bir gün sonuna kadar yapayalnızsa
Gene de iyi biliyorsa beklemeyi
Hiçbir şey yokmuş gibi gülümseyerek
Siz buna ne dersiniz doğru söyleyin
Hele ne olursa olsun unutmadıysa
Seni ölesiye seviyorum demeyi

Kınanmayı da hor görülmeyi de
Kendini bildiği kadar biliyorsa
Bence bir azizden çok bir gariptir
Ve bir şeylerden sıkılmıyorsa artık
Çok şey beklemediği içindir
Yani her zaman yollar vardır önünde
Uzun yollar gitse de gitmese de

Afşar Timuçin
-Akşam Türküleri-

Görsel: Serkan Salman/ Uludağ

 

ISSIZ – Haydar Ergülen

haydar-ergulen-issiz-szirom-roza

ben seni ilk yağmurlarla bekledimdi oğul
akşam geciken yüzüyle dağlara düştüğünde
yalnızlıktan yüreği üşüyen çoban köye indiğinde
sesini çan ve çıngırak seslerinden işittimdi oğul
ben seni ılık yaz yağmuruyla bekledimdi

sen gittin bu sokaklar durmadan aktı
kentin dingin sularından kovuldu sevincimiz
bir çürümüş güller balosuna dönüştü şenlik
yüreğimden yolalan bir erinç besledimdi oğul
ben seni çağıltılı bağbozumlarında bekledimdi

elma dilimledim şaraba yatırdım tütününü
resmini çıkardım sandığımdan duvara astım
ısındım yüzüne yakışan gülüşün inceliğinden
ışıltılı gülüşünü yüreğime çizdimdi oğul
ben seni yıldızlarla yıkanmış gecelerde bekledimdi

bahçemde bir portakal çiçeği açtı açtı döküldü
ocakları şeneldi oğulları dönen evlerin
gelmedin ince bir türküye döküldü özlemin
gözyaşlarımı kavuşmanın sevincine birirktirdimi oğul
ben seni uğurlu güz yelleriye bekledimdi

vurulmuş bir ceylan indirdiler bu sabah dağdan
yüzünde yorgun bir güzellik yaşıyor gibi
yakamdan düşmeyecek ah bekleyişin kederi
gel artık ömrümü seninle bildimdi oğul
ben seni kimseler beklemezken bekledimdi

Haydar Ergülen
-Yağmur Cemi-

ŞİLE – Ülkü Tamer

ulku-tamer-sile

Ne işi var yeşilin deme
Beyaz köpüklerin arasında

Biz bir orman olduk seninle
Beyaz köpüklerin arasında

Atlas Okyanusu’na bile uzanır
Buradan saldığım kök
Döner Antep’ten geçer
Hasan Tahsin’in tezgahlarından
Gelir Samanyolu’nu bile sarmalar sarar
Seni sarar beni sarar
Biz bir kökten yeşerdik seninle
Beyaz köpüklerin arasında

Suladık onu
Tenimizden değil
Yüreğimizden kopan terle

Ne işi var bu adamın deme
Beyaz köpüklerin arasında
Ben bir adam oldum seninle
Sevdayı, tutkuyu, duruluğu kazıdım
Her taşına gövdemin
Yuvamın her hücresine

Bağışla beni
Beyaz köpüklerin arasında

Sevdim seni, seviştim seninle
İçimde dışımda yücelttim seni
Koca bir deniz gibi aktım sana
O beyaz köpüklerin arasında

Ülkü Tamer
-bir adın yolculuktu-

yenilgi – Arzu Demir

arzu-demir-yenilgi

mor gözlerinde gecenin
şöyle kıvrılıversem

her zerreme sinen toprak kokusu
az önce söyledim akan geceye

dağ ve kavak resmi
çocuk baharın gözleri
oysa
tılsımı güzün
kırağı düşen tenimde

zamanı kandırabilir miyim
gençliğe öykünsem

evcilleştirebilirim
sanırdım insanı
ve öldürebilirim yalnızlığı

sorduğun hepten ihanet
aşktan başkası girmedi aramıza

uzayan yalnızlığımda
kaç kırgınlık ördüm
gelincik inceliğinde

Arzu Demir
-yalnızlık üşür-

Karadeniz – Yelda Karataş

 

Ne çok benziyor kaşını saf atmış o çocuk saçların yaz güneşine
kuş cıvıltıları sabırsız şafağın bakışından çalınmış bir umut mu. yoksa.
ak mendili oyalı şarkı, bir aşk mı varsa
dalgaların sesi bayramın ışıltılı penceresinde. sabırsız
susmak yakışır mı şimdi o saf gözlerine.
birden bire açılırken yelkenin kızıl ipleri hırçın Karadeniz mavisine.
hayat gererken unutkanlığını ömrümüze.
yüreğimde köpükler açarken hani.
bir sabah kendimi asmayacağım herkese inat.
parmağıma deniz kokusu saracağım, yani fırtınaya inat.
göndere kalbimi gereceğim
çakıltaşları kollarımı acıtıyor. evet. gerçeğe dayanmak
her yolcunun gerçeğine
iyi gelmiyor.
göğsümde büyüttüğüm ağlar yavaş yavaş geriliyor
ama diyorum sevgilim
senin bana özlemin ne çok benziyor inci avcılarının sesine.

Yelda Karataş
-Ten Divane-