Naz’a kalp kesiği dizeler – Ahmet Ada

ahmet-ada-naza-kalp-yenigi-dizeler

sevda, denize ağaca kuşa buluta
bu kalp sonunda kapılarını açtı dünyaya
sokularak göğsüne bir genç kızın
güneşin parmaklarıyla upuzun

iki su damlası, bir kanat sesi
sevdadır sayrılıkta da sağlıkta da
çileğin demiri, elmanın suyu,
iğne yapraklı ağaçları örselenmiş kıyıların

sonra kurbağalar, kaplumbağalar
çevre bağlarında deniz kokan kentin
yürüyorum, her yürüyüş sevdadır
yol uzun azığım yok
bir yağmur yağsa sağalırım

bu kalp sevda yeniğidir
bilir bütün dostlarım, bilir Naz da
sonunda yenildi şiirle uğraşmaktan
parlarken denizin üstünde mavi

Ahmet Ada
-Uçurum Otu-

Yalnızlıklar – Hasan Ali Toptaş

hasan-ali-toptas-yalnizliklar-25

25.

Yalnızlık aşlarda gezer çoğu kez;
aşklar ki,
yüzyıllardır vazgeçemediğimiz bir ölüm türüdür
ve yasaların
geleneklerin
ve törelerin
ve sakız sakız alışkanlıklarla
yasakların hüküm sürdüğü yerlerde doğarlar.

Bu yüzden, her aşkın gerisinde
bir kuraklık vardır
ve her aşk
büyüler kendini kendi başkaldırısıyla.
Sonra aşkın,
çırılçıplak kalan
ya da kendini öyle hisseden bir ben’i
biz’le örtmek gibi ( ki, biz ben’in en kalın örtüsüdür)
gizli bir görevi vardır.

Aşklar ki – ah aşklar,
yalnızlığımız kadardır.

Hasan Ali Toptaş
-Yalnızlıklar-

OTUZ YAŞ – Murathan Mungan

murathan-mungan-otuz-yas

daha vakit var diye
yazmadığımız
şiirlerdi
kaldılar
yüzümüzden gelip geçti
ilk gençliğin fener alayları
yeniyetme arkadaş çetesi dağıldı artık
büyümenin konaklama yerlerinde
nice ihanete uğradık
ayrıldı yollar
ömrümüzü koyduğumuz şeylerdi ki
dört yöne dağıldılar

daha vakit var diye
dönüp de bir gün
kaldığımız yerden, hepsini birden
yaşarız sandık
oysa emanetmiş bizim sandıklarımız
içlerinde kilitli kalmış onca şeyle
günü geldi
aldılar

nasıl kullanılacağı bilinmeyen anlardı
sonuna dek yaşamaktan korkup da kaçtığımız
yerini ve anlamını bulmayı beklerken
çürüdü gitti içimizde
saklı duygularımız
şimdi yabancı bakışlara bir şey söylemeyen
karalama defterleri, bulanık anılar
rüzgâra, ateşe,suya yazılmış
gençliğin solgun güncesi
biz ne zaman büyüdük
onlar ne zaman yetim kaldılar
tutulan güneşlerin altında
yollar geçildi
dönüş yok artık o duyarlığa
yaşarken ve yazarken
yarım kalmış şiirler
yarım kaldılar

Murathan Mungan
-Mırıldandıklarım-

Yokülke – Veysel Çolak

veysel-colak-yokulke

Dünyayı arala, bu insanları geç
sesini dinlendir
bir yumruk bulundur yedeğinde
yoksa çocukların düşü kırılır.

Toplayıp yeryüzünü silkele pencereden.

Kadın denilen mavi
kanatılan dudağın
aşk denilen kırmızı
deli dolu, soluk soluğa
korkulu çıkmaz sokak.

Yaralar açılır o tuzlu suya.

Geceyi dürt, ırmakları uyandır
sonsuzu bağışla hayata
önemlidir kırılan bir dalın öğrettiği
ağzı tıka basa dolduran hırçın kelime
canımızı yakan o koyu anlamsızlık.

Kapatın dünyayı, kirli olanları atın dışarı.

Veysel Çolak
-Amacımız Aşk-