güzel acılar ülkesi – Melisa Gürpınar

MELİSA GÜRPINAR GÜZEL ACILAR ÜLKESİ 7

-7-

Demek boşuna geçildi
dikenli çitlerden,
ayıklandı tarlanın taşı
ve içildi zakkumun zehri
bir hiç uğrana
çağlardan beri.

Taşıdığımız kayanın
altında kaldık her kez,
Söndü çaldığımız ateşler birer birer…
Çekirgeler yedi diye ekinleri
yazıldı dediler
alnımıza açlık,
ve inandık koro halinde
hepimiz.

Yitirdi işte deniz menevişini,
keyfi kaçtı yeşillerin,
ateşli bir hasta gibi
lekelendi güneşin yüzü,
anlatmıyor bilenler
doğanın neden küstüğünü
ve ayın karanlık yüzünde
neler olup bittiğini bir türlü.
Cezalı bir öğrenci gibi,
ev ödevimizi
durmadan temize çeksek
bağışlar mı acaba
bu incinmiş gezegen bizi.

Melisa Gürpınar
-güzel acılar ülkesi-

Yağmurlu Bir Günde – Ziya Osman Saba

ZİYA OSMAN SABA YAĞMURLU BİR GÜNDE

O kadar istedi ki bir şeyi bugün içim,
Dedim, kendi kendime: Bari, çocuk olaydım.
Bana bir camdan yine seyrettirseydi dadım
Yağmurun yağdığını bahçede sicim sicim.

Üşümezdi bu yağmur gününde böyle içim,
Kulağıma öpüşle fısıldansaydı adım.
-Artık dönebilseydim geriye adım adım
Benim işte kalmamış önümde bir sevincim.

Dünler, evvelki günler, geçen aylar ve yıllar
Beni götürseydiler doğduğum eve kadar.
O evin taşlığında sevinçten ağlasaydım.

Son günümde olsaydım ufak, o kadar ufak
Ki yavaşça en tatlı bir masala dalarak,
Ve bir anne dizinde büsbütün uyusaydım.
Ziya Osman Saba
1932
-Cümlemiz-

GÖÇ – Ayten Mutlu

AYTEN MUTLU GÖÇ

I
acı
çağırır beni
bir yaprağın uyanışı eylüle
kımıldar
içimde

bir yolculuk
hevesi
el değmemiş
yaralara
taşır sesimi

dokunmak için
uzak bir kalbe
ararım
ellerimi

yeraltında
olgunlaşan
ölümün tarihinde

II
bir kırlangıç
göçü
altın tozu
yüklü
gölgeler

soluk lekeler
bırakarak
beynimde

alır savurur beni
bir yaprağın
rüzgâra yazılmış
hikayesine

Ayten Mutlu
-İstanbul’un Gözleri-